Kraliçe öldü evet. Ancak Kraliyet dizisinin rengi hep pembe kalır

0
36

63 yıl boyunca adı hep taht ile anılan bir kadın.. hayatının son 30 yılını yaşlı olarak geçiren, her zaman renkli ve şık giyinen, yüzünde hep ölçülü bir tebessümle gezen bir kraliçe. Dünyanın son 100 yıllık değişimine tanıklık eden hatta bizzat yön veren isim desem doğru olur. Dünyada monarji ile yönetilen ülkelerin en tepesindeki ülkenin kraliçesi..

Ve bugün artık kraliçe yok. Elbette dünyanın büyük bir kısmı büyük üzüntü içinde. Çünkü birleşik krallığın tüm halkı, şuan sahip olduğu şeylerin tamamını 1 ve 2. Elizabeth döneminde elde etti. Kraliçe aynı kan ve aynı din’e sahipler. Aynılar yani. Peki benim ülkemin insanları kraliçeye niye bu kadar üzüldü? Ortak bağları var mı diye sorsalar, yoookk. Şahsi bir samimiyet ve bir tanışıklık var mı diye sorsam, zaten saçmalamış olurum yine. Bu üzüntünün sebebi tek sebebi toprağı bol olsun Elizabeth’in ve de kraliyet ailesinin magazin ve paparazzilerin elinden servis edilen haberler sayesinde müthiş renkli ve sempatik hale getirilmesiydi. Mesela şunu yıllardır yanlış biliriz. Oradaki kraliyet ailesi ülkeyi sembolik yönetiyor. Oysaki bu bilgi tamamen yanlış. Asıl sembolik olan başbakanlık:) Çünkü kraliçe İngiltere’nin hem gerçek lideri, hem dinin koruyucusu ve de tabiki  krallığın komutanı. Herşey mevzuya gerçekçi baktığımızda kraliçenin yalnızca sempatik ve şık giyinen bir ihtiyar teyze olmadığını; İngiltere’nin dünya politikası ve sömürgeleştirdiği onlarca ülkede, yaptığı soykırımlar, insan hakları ihlallerinde de doğrudan imzası var.

İskoçyalılarla İrlandalılara kan kusturan, Aborjinleri tarihten silen ( soykırımla) Katledilen milyonlarca Hintli, hayvanat bahçelerine konulup sergilenen, köleleştirilen ve sonra katledilen Afrikalı milyonlarca halkın bariz katili de aslında Monarşi ile yönetilen Kral ve Kraliçelerden başkası değil…

Meselenin bu tarafına bakınca, nur yüzlü kraliçenin tüm sempatikliği bir anda kaçıveriyor öyle değil mi?

Ustalıkla hazırlanan PR lar, algı teknikleri ve magazinsel içerikler bizi uyutmada o kadar başarılı ki..

Sanmayın ki derdim Kraliçeyle. Benim bu yazıyı yazmaktaki tek niyetim; Avrupa Monarjişi’nin bu kadar kanlı temeller üzerinde kurulup günümüzde dünyaya sözde demokrasi, insan hakları gibi konularda ahkâm kesmesi ve kurdukları sözde yardım kuruluşları ile kanlı ve utanç duyulacak tarihlerini aklama çabalarının beyhude olduğunu hatırlatmak..

İşte tam da burada yazıma, Kızılderililerin İngilizlerle ilgili o meşhur sözünü eklemem lazım. Bu söz aynı zamanda yazımında finali olsun “Bir suda iki balık kavga ediyorsa, oradan beş dakika önce uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir.”