Korku ve Ecel denklemi üzerine

0
97

İnsana normalde yapamayacağı bir çok şeyi yaptıran bir etken vardır. Bunlar; Alkol, uyuşturucu, aşk, kıskançlıktır. Ama bu nedenlerin dışında bir neden vardır ki onun adı ölümdür. Ölüm korkusu sebebiyle tedbiri öğrenir ve geliştiririz. Uzun ve sağlıklı yaşama isteği bizi şu dünyada ya bir çok riskten uzak tutar. Ya da sevmediğimiz ya da üşenerek yapmaktan uzak durduğumuz şeyi yaptırır.  Mesela Sigara bırakma sebebimiz, çoğu insan için vücut ya da bir organ arıza verdiğinde otomatik ortaya çıkan bir davranıştır. Şekerden yağdan uzak durmak da öyle. Ya da hareketsiz kalmaktan ortaya çıkan şişmanlık ya da obez olma durumu da bizi çok korkutur. Çünkü kalp krizine bağlıdır ölüm..

Tabiri caizse yumurta kapıya dayanınca gerekli adımları atarız. Yani tedbirli olmak bizi birçok beladan büyük ölçüde korur. Büyük ölçüde diyorum çünkü tam olarak koruyamaz. Ölüm öyle bir savaşçıdır ki sizi almaya kafaya koyarsa onu durdurmak imkansızdır.

Böyle bir durumda en büyük tedbirleri alsanız ve bu tedbirleri harfiyen uygulasanız bile mutlak son nihayetinde ölümdür. İstisnası var mıdır? Evet vardır. O da hani şu “öldürmeyen Allah öldürmez” cümlesini kullandığımız binde bir rastlanılan kurtuluş olaylarıdır. Ancak dediğim gibi istisnai hallerdir bunlar.

Şimdi tekrar dönelim tedbir konusuna. Ne yaparsanız yapın kaçınılmaz son sizi bulur demiştik ya hani. İşte İsa Özcan abimiz de  başta kendi sağlığı sonrada sevdiklerini üzmemek için sıkı tedbir alan isimlerden biriydi.

Büyük bir azimle çıktığı yolda 6 yılda 136 kilodan 76 kiloya düşen koca yürekli bir abimizdi İsa Özcan. Bu azmiyle haber bültenlerine haber oldu. O artık azmin zaferiydi. Belki milyonlarca obez vatandaşa örnek olmuş. Kimbilir kaç kişiyi sağlıklı beslenmeye yönlendirmişti.

Ambulans şoförlüğü yapan Özcan, iki gün önce yine haber bültenlerinin konusu oldu. Fakat bu sefer yeni bir başarı öyküsü ile değil aksine üzüntü verici bir haberle. Yani vefat haberi ile. Gazetelerin yaptığı habere göre Özcan, en çok kalp krizinden korktuğu için bu kadar kiloyu azimle vermişti. Ancak en korktuğu şey onu görev başında yakaladı. Kriz geçirdiğini anlayan Özcan Ambulans aracını uygun bir yere park edip yardım istedi. Taşıdığı hasta başka bir araç ile nakledildi ancak Özcan tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Trajikomik bir olay olarak işlendi haber. Onedio başta olmak üzere bir çok içerik sitesi, hayatı sorgulatır manâda sundu yorumunu. “Korkunun ecele faydası yok” yazıların ana fikriydi. Korkunun ecele faydası yoktu bu doğru. Ancak İsa Özcan bu azmi sayesinde belki 6 önce yaşama ihtimali olan krizi ertelemeyi başarmış, belki yüzlerce insanın kurtulmasına vesile olmuştu. Sonuçta o bir Ambulans şoförüydü. Yine belki Allah bu azmi ona vererek sevdikleri ile 6 yıl fazla birlikte yaşamasını istemişti. Bu örnekleri arttırmak mümkün, arkasında bir hayır arayınca.

İşte bu sebeple bu hayatı korkuyla değil az risk alarak keyifle yaşamak gerekiyor. Bu durum hem hem kafa hem beden sağlığını korumak adına en mantıklı yaşam mottosu olmalı.

Allah İsa Özcan’a rahmet etsin. Sevenlerinin ve onu örnek alanlarının ve hayatını kurtardığı bir çok hastanın duası hiç eksik olmasın..