
Geçen gün elimdeki o efsanevi tüpü sıkarken birden durdum ve düşündüm: Japon yapıştırıcısı dediğimiz şey acaba gerçekten Japonya’dan mı geliyor? Malum, hepimiz “Japon yapıştırıcısı” deyip geçiyoruz ama işin aslı hiç de öyle değilmiş meğer! Meğer adı üstünde, o “Japon” kelimesi tamamen bizim coğrafi bir kodlamamızdan ibaretmiş.
Hemen biraz araştırınca gerçeği öğrendim ve sizinle de paylaşmak istedim. Sıkı durun, şok edici detaylar geliyor!
1. Japon Yapıştırıcısı (Aslında Amerikalı!)
Yıllarca adından ötürü doğu kültürünün mistik bir yapıştırıcı mucizesi sandığımız bu ürün, meğer 1942 yılında ABD’de Eastman Kodak firmasında çalışan Dr. Harry W. Coover tarafından tesadüfen keşfedilmiş. Adam aslında savaş sırasında silah dürbünleri için şeffaf plastik ararken buluyor bu formülü. Hatta her şeyi anında yapıştırdığı için ilk başta “Bu çok yapışkan, işimize yaramaz” deyip rafa kaldırıyor!
Peki bize nasıl “Japon” olarak geldi? 1980’lerde Türkiye pazarına giren ilk popüler markalardan biri (Alteco gibi) Japonya menşeli olunca ve kutuların üzerinde Japonca yazılar görünce halkça hemen adını koymuşuz: Japon yapıştırıcı. Dünyanın geri kalanı ise buna tıpış tıpış “Super Glue” diyor.
Halk Dilinde Yanlış Bildiğimiz Diğer “Yabancı” Ürünler
Madem bu işin peşine düştük, dilimize yerleşmiş ve sanki hep başka memleketlerinmiş gibi bildiğimiz benzer ürünlere de bir bakalım. Bakalım aralarında şaşırdıklarınız olacak mı?
- Flaster (Yara Bandı / Flaster): Aslında kelime kökeni olarak Latince kökenli tıbbi bir bant türü ama bizdeki eczane kültüründe yıllarca Alman markası veya ithal bir şey sanıldı. Oysa günümüzde adı üstünde sıradan bir ilk yardım bandı.
- Naylon Poşet (Naylon): Halk arasında her türlü ince plastik torbaya “naylon” deriz. Oysa Nylon, 1935 yılında DuPont şirketinde çalışan Amerikalı kimyager Wallace Carothers tarafından keşfedilen ilk sentetik polimerin ticari adıdır. Biz bunu o kadar çok benimsedik ki, her şeffaf hışırtılı torbaya adını verdik.
- Jilet (Gillette): Bu da bir marka isminin nesneye dönüşmesinin en kral örneklerinden biri. Sakal tıraşı bıçağına hepimiz markası olan Gillette‘den ötürü “jilet” diyoruz. King Camp Gillette tarafından 1901’de kurulan bu tıraş bıçağı markası, dili o kadar ele geçirdi ki orijinal kelime olan “tıraş bıçağı”nın unvanını tahtından etti.
- Kalorifer: Evlerimizi ısıtan bu harika sistemin adını İtalyanca veya Fransızca havalı bir şey sanırız ama kökeni Latince calere (ısınmak) fiilinden gelir. Yani doğrudan “ısıtıcı” demek olan bu kelimeyi dilimize öyle bir yerleştirdik ki yerli malı gibi kullanıyoruz.
Siz de benim gibi “Japon yapıştırıcısı” deyip geçenlerden miydiniz, yoksa bu gerçeği çoktan biliyor muydunuz?





