İzlanda’nın yaptığına ister basitlik,ister İT’LİK deyin!

0
635

Bu huyunu hiç bırakmaz Avrupa..

Küçük gördüğü, basite aldığı bir devlet, ya da ırk, veya bir inanca sahip bir millet önüne çıksa, kendine rakip olsa asla hazmedemez, bir takım hasmane tutumlarla,aslında özünde hiç te medeni olamayışını ifşa eder.

Bu durum, hemen hemen her alanda geçerlidir. Ticaret, Spor ve kültür alanlarının hiç birinde farketmez. Gücü, doğrudan yeterse, lobicilik yaparak kendine rakip olanı ortadan kaldırır. Eğer gücü yetmiyorsa, bu seferde dalga geçerek moral bozma tekniğini uygular..

İşte bu anlamda, edepsizlik ve küstahlık sahnesine en son çıkan ülke de, İzlanda oldu. Fransayı çatır çatır yenen millilerimiz, bunlara nasıl bir korku verdiyse artık, havaalında bir sürü edepsiz, küstah tavırlarla bizim maç öncesi motivasyonumuzu düşürmeyi başardılar..

E tabi Devletimiz hemen gerekli tepkiyi gösterip gerekli açıklamayı yaptı. Yani bu zaten olması gerekendi. Fakat bu konuda da artık devletimizin bu tip hadiseler meydana gelmeden tedbir alması gerekiyor. Milli Takımın 3 te 3 yapması ve akabinde iddiasının yükselmesi sonrasında, devletimiz, hem FiFA’dan hem de rakip ülklerden bu tip terbiyesizlikler görebileceğini tahmin edebilmeli.

“Devlet nereden bilsin ki ?” diye soracaksınız muhtemelen. Hemen söyleyeyim, çünkü çok basit. Geçmişte ki büyük spor organizyonlarda, hem Milli takıma hem de Kulüp takımlarımıza yapılan haksızlıkları, oynanan oyunları hafsalanızda bir oynatın bakalım.. Hiç hatırlamazsanız en az iki olay mutlaka hatırlarsınız.

İşte bu sebeple devlet, atağa kalktığımız, büyük başarılar elde etmeye başladığımız her kulvarda, karşımıza çıkacak dayatma, oyun ve küstahlıklara hazırlıklı olmalı.

Meselâ, Milli Takım, İzlanda’ya gitmeden, İzlanda devletine ve ilgili Futbol kurumuna, önce karşılama sırasında, daha sonra Milli takımın orada kalacağı otel ve çevresinde, son olarakta maç esnasında ve maç bitiminde her hangi bir saldırıya, hakarete maruz bırakılmamaları için gerekli ihtimamı göstermelerini isteyebilir. Bu isteği basın ve medya yoluyla da duyurabilirdi.

Hatırlayın, Çoğu Avrupa kulübü bundan 5-6 yıl öncesinde PKK ve Işid’i bahane edip, can güvenliğimiz yok, maç başka bir ülkede oynansın” diyerek Fifa’ya başvururdu o zamanlar..

İşte artık bizim de bu tip taktikleri öğrenmemiz gerekiyor. Meselâ şimdi aklıma geldi, Fransa’ya maça giderken “Sarı yelekliler’den dolayı ekstra bir can güvenliği tedbiri isteyebiliriz.

Bir de şu İzlanda havaalanında, terbiyesizlik yapılan oyuncularımıza dikkat edin. Çabuk sinirlenen Burak ve Emre.. İkisi de bu tip olaylara çabuk gerilen ve motivasyonu düşen oyunculardır. İzlanda bunu gayet iyi bilerek yükleniyor anlayacağınız. Bence Burak ve Emre’ye ayrı bir terapi şart. Çünkü bu terbiyesizliklerin devamı, maç esnasında hem tribünlerden, hem de sahadaki İzlandalı futbolcular tarafından getirilecektir.

Yıllardır bir türlü ayağa kalkamayan milli takım, böylesine bir başarı ivmesi yakalamışken, bunu Avrupa’nın oyunlarına teslim etmemek farz oldu bize..

Tabi yine son sözü söyleyecek olan sahadaki çoçuklarımız.. İster misiniz bu olay bize itici bir güç olsun. Gidip, 5 tane golü bırakalım kalesine 🙂

Allahım, sen güldür yüzümüzü.. Bu çocuklarla bu millet, hakediyor her türlü güzelliği..