Müzik dünyasında bazı şarkılar vardır ki, sadece kulakla dinlenmez; adeta ruhun derinliklerinde bir yerlere dokunur, sizi alır ve bambaşka bir zaman dilimine ışınlar. İşte Ezhel’in seslendirdiği “Bana Ne Bu Sevdalardan” tam olarak böyle bir başyapıt.

Sözleri şöyle şarkının;

Bana da bu sevdalardan

Bir yer verin göçeyim

Bana ne bu sevdalardan

Bir enayi ben miyim?

​Yara dolu ruhum mevlam

Göğe sıkılan bi’ mermiyim

Tam denize girecekken

Suya kapılan bi’ terliğim

Herkesin bir şikâyeti var

İyi de oğlum ben CİMER miyim?

​Bugüne dek yedi beni sevda

Her insanın derdine bulmak istedim deva ama

Sonucunda kaldı ruhum paramparça

Hep en sevdiklerin deşer, açık bi’ yaran varsa kapa

​Seni senden ötürü değil de

Faydalanmak istiyorlar sakın ola kanma

Anlamayacaklar nasılsa, boş yere anlatma

Aşkın olur karma affet hata yapsalar da

Ezhel’in vokalindeki o hafif arabesk nameler ve doğuştan gelen dertli, buğulu tını, şarkıya kelimenin tam anlamıyla başka bir boyut kazandırıyor. Sokakların o ham enerjisiyle Anadolu’nun o köklü melodileri öyle kusursuz bir uyumla harmanlanmış ki, hayran kalmamak elde değil gerçekten.

​Modern ritimlerin üstünde ustalıkla gezinirken vokalindeki o doğaçlama tonlar resmen insanın içine işliyor. Bana hissettirdiği o yoğun melankoli ve samimiyet, parçayı müzikal anlamda tam anlamıyla nokta atışı bir konuma taşıyor benim gözümde.

Bence bir kaç kez dinleyin üst üste. Ben şarkıyı kaçıncıya baş’a aldığımı hatırlamıyorum…

Tavsiye Edilen Yazılar