
Finlandiya’da başlayıp dünyaya yayılması muhtemel o sosyal deneyi, yani bekarların flörte açık olduğunu gösteren pembe sepetler uygulamasını duydunuz mu bilmiyorum ama ben de az önce bir haber sitesinde gördüm.

Düşünsenize, bu uygulama Türkiye’de olsa Migros veya Carrefour gibi devasa mağazalar tam bir aşk arenasına dönerdi. Ama BİM veya A101 gibi üç harflilerde o sıkışık reyon aralarında herhalde muazzam bir izdiham olurdu!
Markette sadece üç tane kız olduğunu, yirmi tane erkeğinse elinde pembe sepetle dolaştığını gözünüzün önüne getirin bir hele. Aman Allah’ım! tam bir komedi 🙂
Ayrıca flört arayan herkes bir manken edasıyla süslenir, püslenir, havada parfüm kokuları uçuşur ve herkes bir tarza bürünüp market reyonlarında volta atardı.

Sepete giriş ücreti koyan market ve yöneticilerinin sepet başına iki yüz lira aldığını düşünün. Neden? Çünkü içeri girenler sadece sohbet edip alışverişi unutmasınlar diye, bizim Türk aklı bu kârı, bu parayı mutlaka almaya çalışırdı!
Bir de bu sepetlerle tanışıp evlenen çiftlerin düğünlerine çelenk gönderilirdi; böylelikle firma sahipleri düğün salonunda marketlerinin de reklamını yapmış olurdu. Hatta evin oğlu/kızı flört etmek için giyinip annesine seslenip, “Anne, marketten bir şey lazım mı?” diye sorardı. Annesi de, “Yok oğlum/kızım,” deyince, “O zaman gideyim kendime bir çikolata alayım, sen de ister misin?” diye üstelemesi işin tuzu biberi olurdu!
İtiraf edelim, tam bir Türk aklıyla düşünülmüş bir pazarlama harikası olurdu bu iş! Bakarsınız ileride market koridorları gerçekten birer aşk arenasına dönüşür. Ve yine belki de çok yakında bu renkli sepetleri ellerinde taşıyan insanları sık sık görmeye başlarız marketlerde..





