
Geçmişte hazırladığım bir postta, ironik bir sokak çıkmazıyla insanın duygu düşüncelerinin çakıştığını simgeleyen bir resim kullanmıştım. O gün bugündür düşünürüm; “Sevdim mi tam severim, sildim mi bir kalemde çıkmazı” tam olarak bu durumu özetliyor sanki. Ya ölümüne bağlanıyoruz ya da bir kalemde silip atıveriyoruz.
Aslında her şey insanın önce kendini sevmesiyle başlıyor. Kendi değerine güvenen ve özgüveni yüksek bir insan, etrafındakilerin ne yaptığına daha az takılıp iç huzurunu koruyabilir. Kendimize dürüst olabildiğimiz sürece, dış dünyadan gelen onaylara daha az ihtiyaç duyarız.
Hayattaki bir hedefe sahip olmak ve kendini sürekli iyileştirebilmek, insanı bu karmaşadan kurtaran en sağlam dayanaklar. Bu içsel güç, dış dünyadaki olumsuzlukları aşmanı ve kendi merkezinde barışık kalmanı sağlar.
En güzeli bu çıkmaza hiç girmeden, tamamen sonunda çıkış olan yollarda yürümek en mantıklı olan sanırım.






