Çocukluğumuzdan ya da kardeşlerimizden, yeğenlerimizden aşina olduğumuz o afacan kız: Maşa. Yaramazlıkları, Koca Ayı’yı çileden çıkarmaları derken ekran başında keyifle izlediğimiz Maşa ile Koca Ayı, aslında küçük ama çoğumuzun kafasını kurcalayan bir detay barındırıyor: Küçücük bir kız çocuğu neden başörtüsü takar?
İtiraf edeyim, bu soru benim de zaman zaman aklıma takılıyordu. İşin içinde yöresel bir dokunuş olduğunu tahmin ediyordum ama aslını yakın zamanda tam olarak öğrendim.
Meğer Maşa’nın giydiği o sevimli pembe kıyafet, Rus kültürünün en köklü simgelerinden biri olan sarafanmış. Çizgi film geleneksel bir Rus masalına dayandığı için Maşa da tam anlamıyla Rus folklorundan fırlamış, ormanda koşturan geleneksel bir köy kızını temsil ediyor. Yani orada kimse “Küçücük çocuğa niye başörtüsü giydirdiniz?” diye sormuyor; çünkü bu sadece kültürel bir kimlik ve pratik bir kır kıyafeti.
İşin en düşündürücü kısmı da tam olarak burada başlıyor.
Dünyanın bir yerinde tamamen kültürel bir öğe olarak bakılan ve çizgi filmlere konu olan bu durum, bizim ülkemizde hemen bambaşka bir tartışmanın fitilini ateşleyebiliyor. Türkiye’de benzer bir görsel gördüğümüzde mesele hızla dini bir boyuta çekiliyor, kulaktan kulağa “gericilik” etiketleri yapıştırılabiliyor.
Oysaki biraz kafamızı kaldırıp kendi coğrafyamıza baksak, tablo hiç de farklı değil. Bizim Anadolu köylerimizde de kadınlar ve küçük kızlar başörtüsünü, tülbendi ya da yazmayı tarlada, güneşte, günlük yaşamda bir gelenek ve ihtiyaç olarak takarlar. Kültürel bir mirası, modern dünyada sırf siyasi ve zihinsel bagajlarımız yüzünden yanlış okumaya o kadar alışmışız ki… İlginç bir ülkeyiz gerçekten; kendi kültürümüzde var olanı bile başkası yaptığında anlamakta zorlanabiliyoruz.
Kısacası, Maşa bize sadece eğlenceli bir çizgi film sunmuyor; bazen bir kumaş parçasının arkasında yatan kültürel zenginliği ve bizim o kumaşa yüklediğimiz önyargıları da yüzümüze vuruyor.
Siz de ilk gördüğünüzde Maşa’nın tarzına şaşıranlardan mıydınız, yoksa Rus kültürüne aşina olanlardan mı? Yorumlarda buluşalım!

