Bu aralar siz de görüyorsunuzdur; insanlar özellikle Instagram’da, ayçiçeği tarlalarından ya da gündöndü çiçeklerinin arasından geçerken durup tarlaların ortasına girip çeşit çeşit pozlar verip en güzel açıyı bulmaya çalışıyorlar. “Aaaa ne güzellermiş” deyip oradaki sanatı görüp geçmek dışında, mevcut sebepleri, bu çiçeklerin aynı yöne bakmalarınının gayesini zerre düşünemiyorlar maalesef. Ben de bugün ayçiçekleriyle ilgili o hikmeti çok geç olsa da oturup düşündüm. Ve kücük bir araştırma yaptım. Evet bu çiceklerin hep güneşe döndüklerini hepimiz biliyoruz ama neden?
Aslında bütün bu hareketin arkasındaki asıl kahraman, bitkilerin hücrelerinde salgılanan oksin adında harika bir büyüme hormonu. Güneş doğudan yükselirken, batı tarafındaki hücreler doğudakilere göre gaza basıp çok daha hızlı büyüyor. Bu dengesiz büyüme, çiçeğin yüzünün gün boyunca doğudan batıya doğru dönmesini sağlıyor. Güneş batıp ortalık karardığında ise işler tamamen tersine dönüyor. Bitki, iç dengesini yenileyip bu kez doğu tarafındaki hücrelerin daha hızlı uzamasını sağlıyor. Böylece gövde yavaşça bükülüyor ve sabah yeniden doğan güneşi ilk onlar karşılıyor.
Dahası, bu hareket sadece güneşin sıcaklığıyla açıklanamayacak kadar akıllıca. Ayçiçeklerinin tıpkı canlılar gibi bir iç saati, sirkadiyen ritmi var. Işığı algılayan özel sensörleri sayesinde günün hangi saatinde nerede olmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar.
Bütün bunları neden yaptıklarının iki harika sebebi var: arıları kendilerine çekmek ve güneş ışığından maksimum düzeyde yararlanıp fotosentez kapasitelerini zirveye çıkarmak. Üstelik bu koşturmaca sonsuza kadar sürmüyor. Yalnızca büyüme dönemlerinde bu dansı yapıyorlar. Tamamen olgunlaşıp ağırlaştıklarında bu esnekliklerini kaybediyorlar ve ömürlerinin geri kalanında kalıcı olarak doğuya bakan bir pozisyonda sabitlenip kalıyorlar.
Sonuç olarak, bizim hepimizin gördüğü o sarı tarlalar, aslında bilimsel birçok emrin sonucunda görevini yerine getiren çiçeklerden oluşan bir ordu gibi. Bu da gerçekten bize tabiatın ve her şeyin yüce bir iradenin emrinde olduğunu çok açıkça gösteren bir örnek. Unutmayın, eğer bir gün doğdu tarlasına yolunuz düşerse, fotoğraf çekinirken bu bilimsel hikmetin de farkına varın mutlaka, bu farkındalığın bize manevi yatta çok özel değerler katacağına inanabilirsiniz.

