Bir aşk şarkısı ortalama kaç sözcükle yazılır meselâ?

​Az önce Iyeoka’nın “Simply Falling” şarkısını dinledim YouTube’da. Vatandaşın biri sağ olsun, Türkçe altyazılı hâle getirmiş klibi. Şu yaşa geldik, hâlâ bilmiyorum İngilizceyi… Yazık.

​Bunu yalnız İngilizce için söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın; kendi dilim dışında ikinci herhangi bir dili öğrenememiş olmamdan bahsediyorum. İnsanın ikinci bir dili öğrenmesi, en başta ufkunun gelişmesi, yabancı toplumların kültür yaşamlarını da öğrenmesi demektir bir çeşit. Dil başlı başına bir zenginliktir.

​Neyse…

​Konumuz da bu değil zaten. Anlatmak istediğim, yabancı dilde olan (İngilizce) birçok slow aşk şarkısının içindeki söz ve anlam zenginliği. Adamlar aşk kavramını o kadar sade ve basit anlatıyor ki hayran olmamak imkânsız. Öyle süslü püslü ifadelere sığınmadan tamamen gönüllerinden geldiği gibi yazıyor ve söylüyorlar. “Aşkım”, “canım”, “bitanem” yok o hikayelerde. Takılıp kalmıyorlar kalıplara. Karşı tarafı öven ve yalvaran kelime ve cümlelere de hiç bulaşmıyorlar.

​Bizdeyse durum, birkaç iyi söz yazarının güdümünde ve bu yazarların taklitleri ile iletilmeye çalışılıyor. Toplasan 10 cümleden oluşan, arasına da belki en az 7-8 tekrarlı nakaratı ekleyince al sana aşk şarkısı! Tamam, haydi hareketli şarkılar kaldırır bol nakaratı. Ki ülkemde tempolu şarkılar zaten %80 nakarattan oluşur 🙂 Nakaratı kulağa hoş gelen şarkı tutunur kulaklarda. Ama slow parçalarda 3-4 tekrardan sonra bayar, kabak tadı verir. Tabii sorun şimdi vatandaşa, “Tevfik Sadi böyle düşünüyor.” deyin; verecekleri cevap: “Saçmalamasın!” olur. Çünkü nakarat zehirlenmesine maruz kalmışlardır onlarca yıl.

​Nakaratı az söylenen şarkılarda doğru sözcük ve cümlelerle gayet de güzel anlatabilir derdini. Ercan Saatçi’nin “Sayenizde” şarkısı bu bahse örnektir. Şarkı toplasan 2 dakika sürmez, nakaratta da cimri davranmıştır Saatçi. Ama aslında budur doğru olan…

​Uzun nakarata örnek, Yıldız’ın “Delikanlım” şarkısıdır. Herhâlde Yıldız, “Kalbim duraksız” cümlesi ile başlayan nakaratı en az bir 7-8 kere yineler. Dinleyici de bıkmaz hiç…

​Yine, bir Sibel Can şarkısı vardır: “Ölürüm”. 4 buçuk dakikalık şarkının 3 dakikası “Ölürüm!” ile geçer. :/

​Ama buraya bakın bir şimdi. Iyeoka’nın “Simply Falling” şarkısının Türkçe çevirisini paylaşacağım sizlerle:

Iyeoka – Simply Falling

​There goes my heart again

All of this time I thought we were pretending

Nothing looks the same when your eyes are open

Now you’re playing these games to keep my heartbeat spinning

You show me love, you show me love

You show me everything my heart is capable of

You reshape me like butterfly origami

​You have broken into my heart

This time I feel the blues have departed

Nothing can keep me away from this feeling

I know I am simply falling for you

​I’m taking time to envision where your heart is

And justify why you’re gone for the moment

I tumble sometimes, looking for sunshine

And you know this is right when you look into my eyes

You show me love, you show me love

You show me everything my heart is capable of

And now I can’t break away from this fire that we started

​There my heart goes again

In your arms I’m falling deeper

And there’s nothing to break me away from this

 

Sadece Tutuluyorum

​İşte gidiyor kalbim yine,

Tüm bu zaman boyunca “-mış gibiyiz” sandım

Gözlerin açıkken aynı değil hiçbir şey

Şimdiyse kalbim atsın diye yapıyorsun bu oyunları

​Göster bana aşkı, göster aşkı

Göster bana kalbimin kabil olduğu her şeyi

Şekilden şekle sokuyorsun beni kağıttan bir kelebek gibi

​Kalbime zorla girdin

Bu kez hüznün yola çıktığını seziyorum

Hiçbir şey alıkoyamaz beni bu duygudan;

Biliyorum, ben sadece sana tutuluyorum

​Kalbinin yerini düşlemek için zamanımı harcıyorum

Bir de gidişine haklı bir neden bulmak için

Tökezliyorum bazen, günışığını arıyorum

Bunu sen de biliyorsun bakınca gözlerimin içine

​Göster bana aşkı, göster aşkı

Göster bana kalbimin kabil olduğu her şeyi

Şimdiyse kurtulamam başlattığımız bu ateşten

​İşte gidiyor kalbim yine

Kollarında düşüyorum daha derine

Hiçbir şey yok ki beni bundan ayırsın

 

​Kadın o kadar saf ve sıradan anlatıyor ki, sözleri okuduğunuzda sanki bir mektup tadı alıyorsunuz. Bizim arabesk-fantezi miraslı tarzımız (bunun içine Türk sanat müziğini de ekleyin) bu tip sözlerle yazılmış şarkıları kaldırmaya hiç müsait değil. Allah’tan halk müziği ve eski sanat müziği hitlerimiz var da güzel sözlere denk geliyoruz, yoksa iş pop’a, rap’e kalsa film kopar.

​Onlarda ortalama 3,5 dakikaya sığdırıyor sözleri, biz de… Onlarda sevgiden bahsediyor, biz de. Gelin görün ki adamlar ortalama 100-120 farklı kelime ile anlatıyor dertlerini, biz ise yarısı kadar… Anca yarısı kadar!

​Tabii burada tarzın ve bestenin şeklinin durumu mühim. Bunları yazarken hiç düzgün ve uzun sözlere sahip şarkımız yok diye etmiyorum; elbette ki var. Mesela şimdi aklıma geldi, Candan Erçetin’in “Bahar” şarkısı ve yine “Git” şarkısı çok güzel iki örnek…

Git

​Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar

Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar

Hadi git benden sana dilediğince izin

Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin

​Git iş işten geçmeden git

Çok geç olmadan vakit

Günahıma girmeden

Katilim olmadan git

Günahıma girmeden

Katilim olmadan git

​Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın

Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın

Hadi git ne bir adres, ne bir hatıra bırak

Zannetme ki pişmanlık mutluluk kadar ırak

​Git iş işten geçmeden git

Çok geç olmadan vakit

Günahıma girmeden

Katilim olmadan git

Günahıma girmeden

Katilim olmadan git

​Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet

Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan

Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan

​Git iş işten geçmeden git

Çok geç olmadan vakit

Günahıma girmeden

Katilim olmadan git

Günahıma girmeden

Katilim olmadan git

​Kopsun nereden inceyse artık bu bağ bu düğüm

Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm

Korkulu düşlerimi yormaktan kaçıyorum

Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum

​Git iş işten geçmeden git

Çok geç olmadan vakit

Günahıma girmeden

Katilim olmadan git

Günahıma girmeden

Katilim olmadan git

​Git

 

Bahar

​Sen bana müjde misin, umut musun sevgili?

Kim demiş geçti mevsim, ufukta göründü kar?

Bu kaçıncı bahar sakın sorma sevgilim

Benim yorgun gönlümde aşkının telaşı var

Bu kaçıncı bahar sakın sorma sevgili

Benim olgun gönlümde aşkının telaşı var

​Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum

Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar?

Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var?

Tabii ki ben böyle olduğum için bahar

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim

Bütün kış dallarında tomurcuklar var

​Sen bana vaat misin, lütuf musun sevgili?

Kim ne derse desin al beni sinene sar

Yaşanmış baharları unut gitsin sevgili

Benim gönül ülkemde bir tek senin aşkın var

Yaşanmış baharları unut gitsin sevgili

Benim yorgun gönlümde bir tek senin aşkın var

​Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum

Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar?

Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var?

Tabii ki ben böyle olduğum için bahar

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim

Bütün kış dallarında tomurcuklar var

​Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum

Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar?

Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var?

Tabii ki ben böyle olduğum için bahar

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim

Bütün kış dallarında tomurcuklar var

​Çünkü sana değdiğinden beri ellerim

Bütün kış dallarında tomurcuklar var

​Bütün kış dallarında tomurcuklar var

Bütün kış dallarında tomurcuklar var

 

​Sanırım ne demek istediğimi anladınız… Şimdi açın “Simply Falling”i Iyeoka’dan bir dinleyin.