Doğada gezinirken ya da sokağa çıktığınızda gördüğünüz onca hayvan, soluduğunuz hava, üzerine bastığınız toprak, bitki, ağaçta binlerce mucize var zaten; ama biz bunları sürekli göre göre ve bunu doğanın mucizesi deyip basitleştirerek yaşayıp gidiyoruz. İşte bu mucizelerden biri de ağaçkakanlar. Geçenlerde doğada gezinirken bir ağaçkakanın bir ağacın gövdesini oyduğunu gördüm. İster istemez düşündüm; bugüne kadar ağaçkakanın nasıl bir kuş olduğunu, ağacı nasıl deldiğini hep gördük, bildik ve bu bize normal gelmeye başladı. Oysa ki o kuşun, belki yüz kere, belki bin kere vurarak açtığı o oyukla vücuduna, gagasına ya da beynine nasıl hiç zarar gelmediğini bir an düşünmedik, değil mi? Normalde orada başka bir kuş, oraya yüz kere gagasını vursa aptal olur, ortalıkta garip garip uçardı.Ama ağaçkakanlar bunu hiç yaşamıyor.

Peki neden?

Biraz araştırınca bu korumayı sağlamak için ağaçkakanın kafatasında özel bir süngerimsi kemik yapısı olduğunu ve bu darbelerin beyne ulaşmasını engellediğini gördüm. Yani kafatasında boşluk yok. Ayrıca gagaları da sürekli uzayarak yenilendiği için aşınmıyor; aşınma devamlı uzayan yeni keratin tabakasıyla dengeleniyor. İnsan, hayvanların ve doğadaki tüm yaratılmışlara baktığı zaman, içinden derin bir Sübhanallah demek geçiyor.

O zaman koca bir Sübhanallah..

Tavsiye Edilen Yazılar