Ağaçkakanlar Ve Yaratılıştaki İmza

Doğada gezinirken ya da sokağa çıktığınızda gördüğünüz onca hayvan, soluduğunuz hava, üzerine bastığınız toprak, bitki, ağaçta binlerce mucize var zaten; ama biz bunları sürekli göre göre ve bunu doğanın mucizesi deyip basitleştirerek yaşayıp gidiyoruz. İşte bu mucizelerden biri de ağaçkakanlar. Geçenlerde doğada gezinirken bir ağaçkakanın bir ağacın gövdesini oyduğunu gördüm. İster istemez düşündüm; bugüne kadar ağaçkakanın nasıl bir kuş olduğunu, ağacı nasıl deldiğini hep gördük, bildik ve bu bize normal gelmeye başladı. Oysa ki o kuşun, belki yüz kere, belki bin kere vurarak açtığı o oyukla vücuduna, gagasına ya da beynine nasıl hiç zarar gelmediğini bir an düşünmedik, değil mi? Normalde orada başka bir kuş, oraya yüz kere gagasını vursa aptal olur, ortalıkta garip garip uçardı.Ama ağaçkakanlar bunu hiç yaşamıyor.

Peki neden?

Biraz araştırınca bu korumayı sağlamak için ağaçkakanın kafatasında özel bir süngerimsi kemik yapısı olduğunu ve bu darbelerin beyne ulaşmasını engellediğini gördüm. Yani kafatasında boşluk yok. Ayrıca gagaları da sürekli uzayarak yenilendiği için aşınmıyor; aşınma devamlı uzayan yeni keratin tabakasıyla dengeleniyor. İnsan, hayvanların ve doğadaki tüm yaratılmışlara baktığı zaman, içinden derin bir Sübhanallah demek geçiyor.

O zaman koca bir Sübhanallah..

Ey Edip Adada Pide Ye

Bugüne kadar tersten okuyunca anlamı değişmeyen ‘radar’, ‘küçük’, ‘küllük’ ve ‘121’ gibi kelimelerle veya ‘Ey Edip Adada Pide Ye’ gibi cümlelerle karşılaşmıştım. Meğer dil literatüründe buna ‘palindrom’ deniyormuş. İnsanın öğrenmesi bitmiyor; hatta kişi, öldüğü son ana kadar öğrenmeye devam ediyormuş. ‘Palindrom’ kelimesi, Antik Yunanca ‘tekrar geriye doğru koşma’ anlamına gelen ‘palindromos’ kökünden geliyormuş ve bu terimi 17. yüzyılda İngilizceye kazandıran kişi Henry Peacham olmuş. Bu arada Sator Arepo diye örnek verdiğim tarihteki olay şuymuş: Sator Arepo ifadesi, ünlü ‘Sator Karesi’ olarak bilinen beş kelimelik Latince bir palindromun parçasıymış. Bu kare, ilk olarak Pompeii gibi antik Roma kalıntılarında bulunmuş ve tarihte bir tür büyü ya da koruyucu muska olarak kullanılmış. Kelimeler yatay ve dikey olarak aynı şekilde okunabiliyormuş. Türkçede palindrom olur da başka dillerde olmaz mı? İngilizcede ‘racecar’ veya ‘madam’, Latincede ise zamanın geçtiğini belirten ‘Sator Arepo Tenet Opera Rotas’ gibi ünlü ifadeler bunlara örnek gösteriliyormuş. Palindromlar üretilmeye devam edilebilir haldeymiş. Mantık olarak bundan sonra da yeni palindromlar kazandırılabilir ama eskisi kadar denk gelir mi, onu bilemem. Türkçeden birkaç ilginç kelime ve cümle örneği daha ekleyelim: ‘Nazan’, ‘ Mum’, ‘Aba’, ‘Ada’, ‘Ata’, ‘Ana’, ‘Yatay’, ‘Neden’, ‘Keke’, ‘Teğet’, ‘Yapay’ gibi kelimeler ile ‘Traş ol Rıza şart.’, ‘Anastas mum satsana.’, ‘Anastas mum satsan da mum satsana.’, ‘Zamanda namaz.’, ‘Rıza, halı sahada hazır.’ gibi cümleler tersten ve düzden okunuşu aynı olan diğer örnekler. Bu bilgiyi öğrenince elimize ne geçti? Belki bir gün bir yarışma programına katılırsanız, orada iyi bir para ödülü almanızı sağlayacak soru buydu, onun dışında bize kattığı bir şey yok.

Yaa bi dakika!

Madem tersten ve düzden aynı okunan palindromlara baktık, bir de bunların tam tersi olan ‘semordnilap’ kavramına değinelim. Semordnilap, düzden okunduğunda oluşan anlamla, tersten okunduğunda tamamen farklı bir anlama gelen kelimeleri ifade ediyor. Yani, bir kelimenin tersi başka ve anlamlı bir kelime oluşturuyor. Bunları da siz bulun eğer üşenmezseniz..