“Sevgili 17 yaşındaki ben, Yarın Lakers hayalin gerçek olduğunda, aile ve arkadaşlarına bir şekilde yatırım yapmanın yolunu bulman gerekecek. Bu kulağa çok basit geliyor ve hatta düşünmeden yapılması gereken bir şey olarak düşünüyor da olabilirsin, ama azıcık daha zaman ayırıp...
Beni sorarsan, Kış işte Kalbin elem günleri geldi Dünya evlere çekildi, içlere Sarı yaseminle gül arasında Dağların mor baharıyla Sis arasında Denizle göl arasında Yanımda kediler kuşlar Fikrimden dolaşıyorum Hiçbir iktidarı sevmesem de Sobanın iktidarında Çarpışa çarpışa nasılsa Büyüyebilen kızlar Uslu, sakin, ölümü bekliyorlar Yaşlılık Dev mi oldular başkaları Üstüne üstüne gelip korkusuz Güçlerini deniyorlar
Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpâre geniş bir ânın Parçalanmaz akışında. Bir garip rüyâ rengiyle Uyuşmuş gibi her şekil, Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil. Başım sükûtu öğüten Uçsuz bucaksız değirmen; İçim muradına ermiş Abasız, postsuz bir derviş. Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim, Mavi, masmavi bir ışık Ortasında...
" Yaşamlarına bir kez bile dışarıdan bakamamış insanların, gerçekten dürüst olabileceğine inanmıyorum. Böyle insanları sevmiyorum, onlar da beni. Her şey karşılıklı... " Tezer Özlü
"Halkın sabrından din yarattılar. İsa' nın öğretisini tahammül dinine çevirdiler. Snelman bu tahammül kültürüne öfkeliydi. Her iki tarafa da gücenir kızardı: Her türlü özgürlüğü, rahatlığı ve refahı kendilerine reva gören ama halka en kaba ve karanlık, çoğu zaman da vahşi...
Giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak. Ceylanı kurtardım avcının elinden ama daha baygın yatar ayılamadı. Kopardım portakalı dalından ama kabuğu soyulamadı. Oldum yıldızlarla haşır neşir ama sayısı bir tamam sayılamadı. Kuyudan çektim suyu ama bardaklara konulamadı. Güller dizildi tepsiye ama taştan fincan oyulamadı. Sevdalara doyulamadı. Giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak. 
”efendime vermek için yirmi yedimden gül aldım yirmi yetimden gül bir bilseniz efendim için için ateşe verdim içimdeki beni ah beni hangi vadiler istedi de gitmedim kıskandım da ne oldu, hayattan kendimi. ah efendim, sorar durur can; nasıl bir sondur bu, kaçtıkça yakınlaşan kaçtıkça yakınlaşan… derdimi anlattım efendim derdimi anlattım, sözü yormadan oturup...
Birileri uzakları anlatır, ulaşılamaz uzaklardan bahseder hep. O uzaklar içimizmiş meğer. Karanlık diye korkup girmediğimiz başka başka zamanların peşine düştüğümüz uzaklar.
Aramızdaki sessizliği seviyorum O kutsal sessizlik ki yağmur bile haberdar. Adeta gözleri kapalı, dinle nasıl da düşüyor, sessize alarak deli gibi çarpan kalbindeki her bir damlayı. Charles Simic, Bu Sabah
Tarihte ilk kez bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip “ Burası benimdir ” diyen ve buna inanacak kadar saf olan insanlar bulabilen ilk insan, uygar toplumun ilk kurucusu oldu. O zaman biri çıkıp, çitleri söküp atacak ya da hendeği...
- Advertisement -

Popüler Yazılar

Favoriler

Sosyal Medya

128BeğenenlerBeğen
330TakipçilerTakip Et
57TakipçilerTakip Et