Ümmü Gülsüm.. pozitif ayrımcılığın gülen yüzü

0
417

 

BU YARIŞMANIN BAŞARISINI GÖRMEZLİKTEN GELEMEYİZ BENCE..

Öncelikle Kim milyoner olmak ister yarışmasının yapımcılarını tebrik etmek lazım. Çünkü yarışmanın duayeni Kenan Işık’ın ( Rabbim şifa versin ) rahatsızlığından sonra,programı sunacak isimleri çok doğru belirledikleri için. Bu yarışma Türkiye’de ki bir kaç kalbur üstü yarışmadan birisi. Özellikle yarışmacı seçimlerinde ki renklilik yarışmaya ayrı bir renk ve seyredilirlik sağlıyor..

****

ÜMMÜ GÜLSÜM SİNERJİSİ

Ümmü Gülsüm..Gencecik  ve tertemiz bir gönüle sahip, kültürlü mütevazi bir kızımız. Yarışma boyunca gösterdiği sempatik ve guleryüzlü tavırlarla herkesin gönlünü fethetti tabiri caizse.

Özellikle son iki soru da aldığı riskler takdire şayandı. Ekran başındaki milyonlar eminim içinden ” kızım riske girme al git 60 bin’i demiştir. Çünkü halkımız çok duygusal ve çabuk ısınan bir millettir çok şükür. Bense 125 binlik soruya doğru cevap vereceğini hissetmiştim. İyi ki de riske girdi. Niyeti güzel olunca ( parayı kardeşlerinin eğitimine harcamayı düşünüyordu ) Allah da yardımını esirgemedi.

****

GEÇ GELEN POZİTİF AYRIMCILIK..

Ümmü Gülsüm evet başarılıydı. Fakat gösterdiği başarıdan daha fazla ilgi gördü ve alkış aldı. Bunun birinci sebebi konuşma engelli oluşuydu. Çünkü toplumumuz özellikle son 10 yıldır ister zihinsel isterse bedensel olsun engelli kardeşlerimize daha bir duyarlı hale geldi. Tabi bu duyarlılık,onların daha fazla farkedilmesini sağlayan sivil toplum örgütleri,medya ve elbette ki zincire son katılan Devletin tanıdığı imkanlar sayesinde gelişti. Bu imkanlar sayesinde kendini gösterme fırsatı bulan engelli vatandaşlarımızın gayretleri ve elde ettikleri başarıları da peşpeşe gelince,toplumun tüm engelli adayı  vatandaşları da ellerinden geldiğince onları destekleme sürecine girdi. Fakat yine de yetersiziz bu konuda. Medyanın göz önüne getirdiği belli bir popülerlik kazanmış engelli isimlere gösterdiğimiz ilgiyi, komşumuzun çocuğuna,sokakta yanımızdan geçen bir görme engelliye, ya da ne bileyim yolculuk yaptığımız otobüste ya da metroda ki yürüme engelli vatandaşa gösteremiyoruz. Ve hatta bakıyor ama görmüyoruz. O zaman aklıma şu geliyor. Acaba biz sadece bu sosyal medyanın güdülemeleri ile mi sosyal sorumluluklarımızın farkına varabiliyoruz? Eğer durum böyleyse durum çok kötü. Hepimiz ellerimizi semaya kaldırıp Allah’tan,sosyal medyanın sosyal sorumluluk duygusunu kaybetmesini engellemesini dileyelim!

****

ÜMMÜ GÜLSÜM’ÜN ŞANŞI ÇİFT POZİTİF AYRIMCILIKTAN FAYDALANMASI..

Evet Ümmü Gülsüm engelli kardeşlerimize son yıllarda uygulanan pozitif ayrımcılıktan destek aldı bu yarışmayla. Fakat Ümmü Gülsüm’ün toplumun tamamından olmasa da muhafazakar ve dindar kesim tarafından yapılan pozitif ayrımcılıktan destek aldığı da çok net bir gerçekti. Öyle ki muhafazakar ve dindar kesimin sosyal ve TV medyası kızımızın hakettiği başarısını göklere çıkardı. Bunun sebebi, ülkede son 10 yıl öncesinde toplumda ki seküler kesimin tesettürlü ve türbanlı kızların yobaz ya da gerici ( bu arada gerici kelimesi çok aptalca bir kelimedir ) görmesinin toplumun bilinçaltına bir kompleks olarak yerleşmesiydi. Sistematik olarak yapılan bir plana göre,kızlarımızın tahsil hayatlarını inancı gereği takmak istediği başörtüsünden uzak sürdürmesi gerekiyordu. Dolayısıyla inançlı kesim eğitim hakkından mahrum ediliyordu. Bunun sonucunda erken evlilik yaparak ev hanımı vazifelerini sürdürüyorlardı. Ya da belki evlendikleri eşleri ticaret erbabı ise onlara destek oluyorlardı. İşte Ümmü Gülsüm ve diğer dindar aile kızları, çeşitli alanlarda gösterdikleri başarılarla seküler anlayışın dayattığı algıyı yıkıyorlar çok şükür. Tabi bunda Cumhurbaşkanımızın büyük emeği ve gayreti var. İnancı gereği örtünen kadınların,toplumda ki hiç bir kadından eksiği olmadığını, tesettürlü olmayan kadınlarımız kadar başarıya ve kariyere istekli olduklarını bize gayet net göstermiş oldu. Bu ülkeyi seven ve samimi bir gönül bağıyla bağlı olan herkesin ( dil,din, ırk,soy, memleket ayrımı olmadan ) tüm toplum tarafından desteklenmesi son derece mühim bir konudur bu noktada.

****

BAŞKAN ERDOĞAN’IN TEBRİĞİ GECİKMEDİ..

Tabi engell ve tesettürlü vatandaşların pozitif ayrımcılıktan faydalanması noktasında ki en büyük isim olan Cumhurbaşkanı Erdoğanın da, Ümmü Gülsüm’ü tebriği gecikmedi. Başkan Erdoğan’ın hem yerel hem de ulusal gündem yoğunluğu içindeyken bile Ümmü Gülsüm’ü arayıp tebrik etmesi büyük bir incelikti bence. Eminim Ümmü Gülsüm de bunu hiç beklemiyordu. İkilinin telefon üzerinden yaptığı görüntülü görüşmeyi izledim az önce. Gayet mutluydu. Düşünsenize, yaşadığınız ülkenin Cumhurbaşkanı sizi arıyor ve size : “benden arzun nedir? diye soruyor. 🙂 Siz ne dersiniz bilmiyorum ama Ümmü Gülsüm’ün cevabı yalnızca “sağlınız” yazmak oldu.

Zaten böyle bir cevabı ancak iyi yetiştirilmiş kalbi güzel bir insan verebilirdi. Şaşırtmadığın için teşekkürler Ümmü Gülsüm..

İyi ki varsın sende..