TRT’nin Yabancı Müzikle tanışma yılları..

0
574

8-9 yaşlarımdayım ve1980 lerin sonu.. Yaşıtlarımdan biraz farklıyım o zamanlar. A sosyal değilim ama içime dönük bir yaşayan bir çocuğum. Kulağımın iyi olacağı, o zamanlardaki müzik merakımdan belli. O yıllarda bugünkü gibi 100 lerce kanal, binlerce radyo yok. Kasetler var. Radyo olarak yalnızca TRT fm. Bir de dünya radyoları var radyo frekansını yavaş yavaş çevirirken denk geldiğimiz. Bu radyoların coğu arap radyoları, ve muhtemelen ingilizce olan ve müzik yayını yapmayıp, bunun yerine hep konuşmaların olduğu batıya ait 3-4’ü geçmeyen haber kanalları.

Dolayısıyla müzik dinleyebileceğiniz seçenekler de çok kısıtlı. TRT’nin Türk Sanat ve Halk müziği korolarının yayınlandığı saatlerse gece 22:00 civarı. Solistler geçidi adı verilen programda genel olarak 40 yaş üstü kadın ve erkek sanatçıların tiplerine bakıyorsunuz eserleri okurken.( o zamanlar klip icat edilmemişti memlekette) Zaten TRT de, saat en geç 00:00 da kapanıyordu İstiklal marşıyla..:)

Yabancı müzik dinlemekse mucize TRT de. Ve sonra birden bire ne olduysa artık, Sezen Cumhur Önal ismindeki kibar abi, sanki şiir okuyormuş hissi veren bir ses tonuyla, siyahi şarkıcıları sunarken de “çikolata renkli sanatçı” demesiyle dikkat çekiyordu. Müzik yelpazesi adında ki bu program tamamen yabancı şarkılara yer verilen bir programdı. Tabi yayınlanan şarkılar pop değildi. Frank Sinatra’lar, Donna Summer’ler, Not King Coll’lar, Gloria Gayner’lar, Dalia Moreno’lar falan..

Tabi bu Müzik Yelpazesi isimli program TRT açısından bir milat kabul edilebilir. Ejnebi müzik sonuçta..

Haftada bir gün yayınlanan program, ortalama 6-7 yabancı şarkıya yer verebilecek kadar sürüyordu. Ama beni tatmin etmeye yeterli geliyordu. Bir de enterasandır ben o zamanlarda yabancı müziğe meyilliyim. Ezberim kuvvetli, duyduğum şarkıları, orjinal ingilizcesine benzer uydurma bir ağızla söyleyebiliyorum.:) Şimdi bu merak nasıl başladı diye düşününce, İlkokul 1.ci sınıftan beri izlediğim alt yazılı yabancı filmlere bağlıyorum. O zamanlar seslendirme ve dublaj sanatçılığı diye bir şey de yok tabi. Bu yüzden seslendirme yapılan filmlerde sayılı..

Ve derken TRT den yabancı müzik yayını konusunda bir hamle daha geldi.

Yıl 1987.. İzzet Öz’ün sunduğu ” Pop dünyasından” programı, adından da anlaşılacağı üzere, pop müzik yayınlıyordu. İlk yabancı pop müzik programı olma münasebetiyle değerli programlar arasındadır Pop dünyasından..Programı sunan İzzet Öz, kalın camlı gözlükleri, enerjik vücut dili, düzgün şivesi ve sempatik yüzüyle iyi programcıydı gözümde.Ve o dönemin yıldızı yeni parlayan grupları, Madonna, Michael Jackson gibi müzik starları’nın kliplerini bu program sayesinde doya doya izliyorduk. Mesela Madonna’nın La isla Bonitası ve Michael Jackson’un Bad’i dünya müzik listelerinde fırtına gibi esiyordu.

TRT yabancı müzik konusunda atılım üstüne atılım yapıyordu. Ve atılımlara en sonuncu halka eklendi yine 1987 yılında. Pop saati isminde ki programı Erhan Konuk isminde bir arkadaş sunmaya başladı. Ve programda yabancı pop müzik klipleri yayınlıyordu. Hatta bu program sanırım halen devam ediyor.Bu programla ilgili en akılda kalan sey ise, programın açılış jeneriğinde çalan parça ve o parçaya eşlik eden görüntülerdi. Program yine digerleri gibi maksimum 30 dakika sürüyordu.

Ve ve ve.. İşte TRT en bilinir ve 90’ların gençliğine en çok hitap eden programı Number One, yayınlanmaya başladı.N umber One isimli bu program, TRT tarihinin belki de en avrupai tarzda yayın yapan müzik programı oluyordu. Ömer Karacan isminde genç bir arkadaş sunuyordu programı. Yabancı aksanlı bir Türkçe konuşan Karacan’da sempatik bir adamdı. Yalnız bu konuşma biçimi gerçekten çok dikkat çekiyordu. Yani sanki, Türkiye’de 4-5 senedir yaşayan ve Türkçeyi tam öğrenemeden kelimeleri vurgulu söyleyemeyen ve ağzını yaya yaya konuşan bir yabancı turist gibiydi Karacan..

Tabi abarttım biraz 🙂 Şaka bir yana Ömer Karacan’ın yurdışında kaldığı, Avrupada daha yeni patlayan elektronik pop müziğini iyi takip ettiği bariz belliydi. Program yine aynı Müzik yelpazesi ve Pop dünyasından gibi, haftada bir yayınlanıyordu. ( Sanırım Cumartesi günleriydi ) Ve o dönemin yıldızı yeni parlayan grupları, Madonna, Michael Jackson gibi müzik starları’nın kliplerini bu program sayesinde doya doya izliyorduk. Karacan’ı o dönemde, diğerlerinden farklı olan bir yanı vardı. O da dünyaca ünlü yıldızlarla yaptığı röportajlardı. Bir çok yıldızla yaptığı o söyleşiler Türk toplumunun yabancı yıldızları yakından tanımasını sağladı kesinlikle. Karacan bu programdan sonra müzikle ve yapımcıkla ilgili bir çok projeye ve ilk’e imza atmaya devam etti tabi takip ettiğim kadarıyla.

Yabancı müziğin Türkiye’nin TRT sinde ki başlangıç ve gelişim serüveni böyleydi işte. Çocukluğumun güzel hatıralarından.. Bu arada şimdi aklıma geldi. Number One’dan sonra TRT yabancı müzik programlarına veda etti eğer arada kaçırdıklarım yoksa. Yalnız TRT 2 de Pop saati yayınlanmaya devam etti ve ediyor bildiğim kadarıyla..