Şu karşıki köprüye de, sen ver ismini..

0
185

Dosdoğru geçilecek köprüler..

Geçiş esnasında ayı’ya dayı dedirten köprüler..

Bir de yakılacak köprüler..

İşte hayat dediğimiz,hiç bir anı hesaplanamayan ve sonu belirsiz serüvenin, insana çizdirdiği çarpraşık istikamet ve davranış biçimleridir bunlar.

Geçilecek köprüler bizim, kırılma anlarımızın yaşandığı köprülerdir. Menfidir,araçsaldır,yalındır ve insanidir. Beslendiği kaynaksa,herkesçe belirlenmiş ortak maksat ve kararlı disiplinlerdir. Başarı ile ilişkilidir. İlericidir durdurulamayandır.

Suni bir dayı havası estirilerek geçilen köprüler, ayakta kalma,başarıya giden her yola mübah diyebilme yüzsüzlüğünün köprüsüdür.

Otomatiktir,keyifsizdir fakat bin bir amaçsala hizmet edendir. Güce boyun eğme ve akabinde aynı dayı sıfatına ilerisi için aday olmaktır. Belirsiz sürelidir. Bu köprüde dayı boldur. Ayılar dayılar o köprünün ana muhteviyatıdır.

Yakılacak köprülerse,hayatta kendi ismiyle, kendi kahramanlık hikayesini yazdırma arzusundakilerin köprüsüdür. Doğru,ahlâk ve etikten beslenen karakterlerin fıtratları baskın şahsiyetlerin gözü kapalı yaktığı köprüdür.

Yanan köprünün altından akan neğrin derin sularında boğulabilmeyi marifet sayanların köprüsüdür. Yakılan her köprü tarihidir. Yenilenemez ve yeniden inşa edilemez. Saf yalnızlığa meyillidir.

O köprü,genel olarak tarafların ortak kararı ile yakılır. Yanan köprüye ibretle bakılır. Kimi zaman ibretle, kimi zamansa acı bir pişmanlıkla..

Ve işte bu yüzdendir köprülerin anlara vurduğu o derin pençe. Her insan bir köprü sahiplenir her güzergahta. Yolun ve amacın içeriğine göre ya geçer dosdoğru. Ya bir maskeyle sahte bir itaatle. Ya da yakmayı bir erdem sayacak bir eminlik halet-i ruhiyesiyle..

Köprüler.. İnsanlar ve geçişler..