Özgürlükle zorunluluklar arasında / Rasim Özdenören

0
66

Özgürlükle zorunluluk arasında gerili durmak

İnsan özgürlükle zorunluluk arasında gerili duran bir fıtrattadır…

Yaratılmışların en zayıfı olduğu kadar en güçlüsüdür de…

Zayıftır, zaafları var…

O korkar. Aç kalmaktan korkar, susuz kalmaktan, barınaksız kalmaktan korkar. Üşümekten ve sıcakta kalmaktan korkar.

Doğanın ortasında kalmaktan korkar… Burada doğayı açık hava bağlamında veya mesire anlamında söylemiyorum. Çıplak doğanın ortasında bir başına kalmaktan bahsediyorum. Kurda kuşa yem olma, sağanak altında kalma, nereye gideceğini kestirememe ve ortalıkta kendinden başka kimsenin bulunmadığı bir ortam… Bu korkutur insanı…

Başka bir özelliği daha var onun: öleceğini bilmek… İnsandan başka hiçbir yaratık öleceğini bilmez. Ama öleceğini bilmek demek, aynı zamanda ölünceye kadar yaşayacağını bilmek demektir de…

Öyleyse o yaşadığı sürece kendini korumak zorundadır.

Doğaya karşı korumak zorundadır.

Doğaya karşı ne yapabilir? İlkin kendini dışarının şerrinden korumak için kendine barınak inşa eder… Çalı çırpıdan ibaret olsa bile kendini dışarıya karşı güvende hissedebileceği bir barınak, bir korunak inşa etmek zorundadır…

Sıcaktan soğuktan korunmak için giysiyle kuşanmak zorundadır.

Yeter mi? Saldırılar karşısında ne yapacak?

Tabii ki silahlanacak…

Onun dişleri yaban hayvanlarının dişleri gibi avlanmaya, kendini korumak üzere silah gibi kullanılmaya uygun değildir… O, sopayla taşla kendini korur veya saldırıya geçer… Ve zamanla sopadan veya taştan olan silahını vurma ve fırlatma amacına uygun olarak geliştirir…

Demek ki insanın zaafı, onun aynı zamanda gücünü de temsil ediyor.

Bütün bunlar, insanın özgürlük haliyle özdeş…

O, zaafından kurtulmak veya onu güce dönüştürmek için aklı marifetiyle kendini dışarıya karşı korumak üzere aklına gelen bütün tedbirleri alıyor…

Ama bu tedbirler onun özgürlük alanını kısıtlamıyor…

Barınak inşa etti diye, kendini barınağına hükümlü saymıyor. O, barınağında istediği zaman kalmak ister. Diyelim ki uyuduğu esnada… Çünkü uykudayken dışarıya karşı savunmasız kalacağını bilir… Onu oraya zorla tıkarsanız başkaldırır… Özgürlüğünün kısıtlandığını düşünür…

Bu böyledir… Ama insan aynı zamanda zorunluluğun ne olduğunu da bilir…

Kendi rızasıyla veya dış etkenlerin zorlamasıyla ve fakat aynı zamanda kendi özgür ve bağımsız istemiyle özgürlüğünü kısıtlamasını da bilir. Bu da insan olmanın hallerinden bir veçhedir…

Velhasıl insan asla tek yönlü, tek boyutlu değildir.

Onun her boyutu yaşadığı hayatın her veçhesine göre yeni tedbirlerle ortaya çıkmasına elverişli bir hilkattedir…