Ömer hocayı nasıl bilirdiniz?

0
87

ÖMER HOCAYI NASIL BİLİRDİNİZ?

Ömer hocayı severmiydiniz?

Ben çok severdim.( En çok Allah için ) Kalbi yumuşacık,efendi, çok bilgili,liyakatli ve hitabeti çok etkileyici bir din adamıydı o..

Her ilahiyatçı din adamı gibi, en çok Allah’tan ve dininden bahsederdi. İşi buydu. Fakat Ömer hoca diğer din adamlarından bir iki yönüyle ayrılıyordu. O ayrılma da, bilgide değil, üslup olarak oluşan bir farklılıktı. Ömer hocanın dini konularda anlattığı hadisler ve rivayetlerle, içindeki yoğun Allah sevgisi ve korkusunu izleyiciye bir şekilde geçirirdi. İzleyici derken, tabiki iman derecesi kendisiyle eşdeğer olan müslümanlara..

Yoksa Ömer hoca, kimliğinde islam yazan ve “elhamdülillah müslümanım” demekten başka, hiç bir amelde bulunmayan müslümanlar için pek keyifle izlenilecek bir profil değildi. Çünkü hoca, bu kesimin hiç hissedemeyeceği bir üslupla ve duyguyla konuşurdu. Çok ağlardı hoca. Gözyaşı ve burun akıntısı hiç rahat durmazdı. Akan gözyaşları için hep bir mendil taşırdı ceketinin cebinde. Kimileri onu çok ağlar diye sevmezdi. Bu yönüyle Hatipoğlu hocaya benzetilirdi. Fakat bence alakası yoktu. Çünkü Hatiploğlu hoca ağlamazdı. Döngeloğlu ise sanki bir çocuk gibi ağlardı. Ömer hocanın hakkında falsolu hiç bir haberede denk gelmemişsinizdir. Çünkü yoktur. Ve yine bu yüzdende hiç bulunamamıştır.

Ben hocayı gençliğimden beri bir tek kanal 7 ekranlarında görmüşümdür. Yani o,öyle kanal kanal gezen bir yapıda olmadı hiç. Kitlesi az ama Öz’dü gerçekten.

Siz şimdi bana şöyle sorabilirsiniz: “Sen bu hocayı her zaman oturup izlermiydin?”

Ne yazık ki bu soruya cevabım hayır. Ne yazık ki diyorum çünkü, bende hocanın sahip olduğu iman seviyesinde değildim. Anlayamayışım bundandı. Bu sebeple belli bir zaman sonra sıkılır, kanal değiştirirdim. Ömer hoca’yı anlayamayışımızı küçük bir örnekle anlatayım size..

Opera sever misiniz meselâ? TV de ya da bir radyo kanalında denk gelseniz, oturup kaç dakika izler ya da dinlersiniz?

Hiç değil mi?

Ama opera denilen sanatsal faaliyete saygınız vardır. Çünkü operadan hiç anlamasanız da hatta hiç hasetmesenizde, onu seven kendince ayrıcalıklı bir kitlenin takip ettiğini ve sevdiğini bilirsiniz.

İşte Ömer hoca’da, islamı bir yaşam sanatı olarak değerlendiririrsek, İslam’ın operasını yöneten şefti diyebiliriz. ( Teşbihte hata olmaz umuduyla )

Ömer hoca aynı zamanda, Kanal 7’nin demirbaş hocalarındandı. Nursaçan ve Akşit hoca gibi.. Ama onlardan daha yumuşak ve daha duygusal bir insandı.

Hadis bilgisi muazzamdı. Samimiyeti tamdı. Gereksiz lüzumsuz hiç bir konu hakkında konuşmaz. Yalnız Allah’ı ve peygamberin kelamlarını aktarırdı. Döngeloğlu o kadar Allah’a ve işine bağlıydı ki gayrimüslimlerin içinde barınan islam düşmanları bile onunla uğraşmadı. Belki de Allah korudu onların zehirli iftira ve yalanlarından..

Ve işte bu kıymetini bilmediğimiz Ömer hoca, bugün hak’ka kavuştu. O çok sevdiği ve aynı zamanda korktuğu Rabbine. Ölüm herkese farklı bir yerden gelir ya hani. Ona da Korona virüsle geldi. Hastalık sebebiyle ekranlarda da görünmüyordu. Çünkü hastanede müşahede altında tutuluyordu. Bu sebeple bir takım İslam muhalifi sosyal medya, hoca ekrana çıkmadı diye, kovuldu yalanı bile uydurdular. Yine kimi medya, halkın Döngeloğlundan bıktığı, bu sebeple Karataş hocayı istiyor diye haber yaptılar.

Hocaya Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabırlar diliyorum. Döngeloğlu hoca 1968 doğumluydu. Yani ülkede yaşam ortalamasının çok altında. Şimdi ona kimileri ” çok erken gitti” falan diyecekler. Ama tabi bu yanlış bir mantık İslam’a göre. Çünkü zaman yalnız biz ölümlüler için var. Eğer bir ölüm gelmişse mutlaka takdiri ilahinin emriyle gelmiştir. Yani hiç bir ölüm ne erken ne geç ne de zamansız gelmez..

Tabi şimdi hocanın vefatı sebebiyle sosyal medyada yorum yapanlara bakıyorum. Siyasilerin bir çoğu başsağlığı dilemiş. Tabi dini yayın yapan TV ve sosyal medya hesaplarıda var iyi dileklerini paylaşan. Fakat popüler sanatçılar pek haberdar değiller gibi geldi bana. Gerçi haberdar oluncada, ne kadar paylaşım yaparlar orası da meçhul..

Fakat beni çok şaşırtan bir isme denk geldim bu gece, hocayı anan.. Onuda söylemeden geçemeyeceğim. O isim belki sizde şaşıracaksınız ama, Ajda Pekkan’ın ta kendisi.

Ajda Pekkan

Şimdi bu ismin Ajda Pekkan olmasına neden şaşırdım, onu anlatayım..

Bizim ülkemizde biliyorsunuz son dönemlerde ilahiyatçı din adamları pek sevilmez oldu.Siyasetin çirkin yüzü de olnlari belli saflarda konumlandırdı. Ya da bunu yapmaya zorladı Yaptıkları her hareket, attıkları her adım takip edilir. Eğer bulunursa da canına ot tıkanır. Hocaların insan olduğu unuturlurcasına ,hataları günlerce dillendirilir! İtibarsızlaştırılmaya çalışılır. Sanatçı, politikacı, hakim, avukat, öğretmen günah işler ama, dinle uğraşanlar en ufak hata yapamaz diye düşünülür. Oysa ki günahlar ve hatalar insanlar için vardır. Allah, ilahiyatçıların kalbini mi yıkadı da ( Hz Muhammed gibi ) hiç günah işlemeyeceklerine hükmetti?

Toplumun din adamlarına böyle acımasızca saldırmaları, aslında kendi günah ve hatalarını ört bas etme çabasından başka bir şey değildi. ” Bak din adamı ama, ne günahlar işliyor” demekle rahatlayan milyonlarca müslüman var bu ülkede. Elbette ki din adamlarının sorumluluğu kat be kat fazladır sıradan bir müslümana göre. Fakat bu durum onların itibarsızlaştırılacağı eleştirelere kaynak oluşturamaz.

İşte Ajda Pekkan bu garip kitleden kendini sıyırarak, hiç bir ideolojik ve siyasi etki altında kalmadan,bir paylaşım yaptı ınstagramın’dan. Hocaya rahmet, yakınlarınada baş sağlığı diledi. Ne mutlu Ajda Pekkan’a ki , Ömer hocanın ne kadar iyi bir insan olduğunu kavramış yaşarken..

Hatta bu taziye ile de yetinmeyip hocanın hayvan haklarından bahsettiği bir videosunu da paylaşmış. Pekkan’ın bu yaptığı güzelliği yapabilecek çok az star vardır bu ülkede inanın!

Neyse çok uzattım.Hoşcakal Döngeloğlu hoca. Mekanın cennet, kabrin nur olsun..