“Farklı bir şeyler izlemek istiyorum” diyen sinema severler için iki öneri..

0
45

Sinema sezonu açıldı malum. Vizyonda yine birbirinden farklı,fakat temelde aynı tür de filmler gösterimde. Bol aksiyonlu macera,bilim kurgu,korku-gerilim ve yerli komedi tadında 5-6 film. Filmlerin konularıda geçmişteki benzer muadillerinin yeni versiyonları şeklinde.

Dolayısıyla, bizi şöyle ciddi şaşırtabilecek,film çıkışında “vay arkadaş ne enterasan filmdi” dedirtebilecek kadar etkileyecek bir film bulmakta zorlanıyoruz.

Günlük hayatın içinde sıradan,yalın manâda bir konuya sahip filmlere hasretim ben kendi adıma. Film sektörü son 10 yıldır kendi tekrar eder vaziyette yoluna devam ediyor. Özellikle Holywood sineması,tamamen gişe başarısı yüksek kurgulara sarılıp,aynı pilavı ısıtıp ısıtıp koyuyor önümüze. Bizlerde hiç düşünmeden aynı pilava kaşık sallıyoruz. Gişede başarılı olmuş filmlere gitmeyi maharet sayıyoruz bu vesileyle..

Ama tabi ki arada,bizi şaşırtan filmlere de şahit oluyoruz. Yani 0 efektli,tamamen insan duygusu içerikli,diyalogların daha saf ve doğal olduğu filmler çıkabiliyor karşımıza.

Dün Tv izlerken vizyondaki filmleri tanıtan programa denk geldim. İşte tam da yukarıda bahsettiğim tarzda bir film tanıtımına denk geldim.

Filmin adı “deri ceket” Film Fransız yapımı bir komedi. Yönetmeni ise son dönemin dikkat çeken yönetmenlerinden Quentin Dupieux.. ( Quentin deyince aklıma Tarantino geldi. Dupieux’da aynı Tarantino kafasında bir adam bence )

Filmin konusu ise kısaca şöyle :  Karısı tarafından terkedilmiş, dengesiz tutarsız bir adam olan Georges, gidip bir deri ceket alıp onunla konuşmaya başlıyor. Sonra bu ceket üzerinden, gerçek hayatta hiç şahit olamayacağınız delilik ve cinayet serüvenlerine karışıyor. Yani film tam manasıyla uçuk bir senaryo!  Bence filmin konusu bile daha en baştan “beni seyredin” mesajını veriyor bize.

Bu filmin dışında,yine vizyonda dolanan ve farklı kurguya sahip ikinci filmse “Oray”

Bu filmin konusu ise tamamen çok ciddi bir gerçekçilikle kurgulanmış. Almanya’da gurbetçi bir ailenin oğlu olan Oray isimli arkadaşımız, ilk gençlik yıllarında suça bulaşmış, hapis yatmış. Eşi Burcu’yla mutluluğu yakaladığı yeni hayatında eski alışkanlıklarından uzak durmaya çalışırken,bir yandan da Almanya’daki İslamcı akımlara kapılmış. Sonra efendim işte eşiyle tartıştığı bir gün İslam’a göre boşanma anlamına gelen “boş ol” sözlerini söyleyiveriyor. Danıştığı bir imam ona, üç ay eşinden uzak kalması gerekir diyor. Oray’da Köln’e gidip üç ayın geçmesini bekliyor. Fakat gelin görün ki, Köln’de danıştığı başka bir imam tamamen ayrılmaları gerektiğini söylüyor.Tabi Oray’ın içine düştüğü durum içler acısı bir kafa karışıklığı..

Yönetmen, Oray ile “Almanya’da, Batılı, demokratik, seküler bir ülkede Müslüman olmak, din yoluyla kendini ifade etmek istemek ne demek?” sorusuna yanıt aradığını söylüyor.

Valla bence bu iki film de ( Deri ceket – Oray ), “ben farklı tür de bir şeyler izlemek istiyorum” diyen sinema severleri gayet memnun edecek tür’de

Bende fırsat bulursam gideceğim inşallah ikisinede..