“Evde kal Türkiye” dediler ama depresyona girin demediler!

0
263

“Evde hayat var” ya da “evdekaltürkiye” hashtag’lerinden ne anlıyorsunuz acaba?

Ya hu “acil işiniz yoksa çıkmayın, kalabalık yerler hem virüse bulaşma hem de yayma alanlarıdır” demek istiyor bilim kurulu ve devlet.

Çok mu bunaldınız? Oturduğunuz semtte boş alanları tespit edin meselâ. Gece geç bir vakit çıkın evinizin önüne bir 20-25 dakika. Yürüyüş yapın 10 dakika. Ya da ne biliyim doğal yeşil bir alanda oturup bir iki kuş sesi işitin.

Bu salgın elbet bir zaman sonra sona erecek fakat siz depresyona girerseniz kolay kolay çıkamazsınız. Psikolojik anlamda çöküntü insanı öldürmez ama sürüm sürüm süründürür bilesiniz.

Bu salgın da bir çeşit doğal felaket aslında. Böyle düşünün. Depremde nasıl manyak olduğunuzu hatırlayın. Gözünüz sürekli avizede, yoldan araba geçse ve apartmanda ufak bir titreşim olsa ayaklarınızın kapıya koşmaya hazır hallerini hatırlayın.

Sonra naptınız? Tabi ki ufak eylem planları.. Saklanacağınız yerleri belirlediniz önce, sonra ufak bir deprem çantası hazırladınız belki. Böylece sakinleştiniz değil mi?

İşte Sağlık Bakanlığı ve devletin ilgili muazzam kurumlarının gayreti ortada..

İşte Sağlık bakanı Koca’nın liyakati ve güven veren söylemleri..

Hastane eksiğimiz yok.

Personel eksiği yok.

Yatak eksiği yok.

Malzeme eksikliği yok.

Ve en önemlisi kendi test kitimizi yapışımız.. Hatta yapmakla yetinmeyip Amerika’ya 500 bin adet satışımız ( Alkışlanası )

Vakaların ilk görülüşünün akabinde ki ilk hafta da verdiğimiz kayıp çok şükür ki sadece 3 vatandaşımız.

Şimdi ortada bu kadar güzel sonuçlar varken manyak olmayın lütfen!

Ne yapın biliyor musunuz?

Haber kanallarına kısıtlama getirin. Günde 3-4 defa açın sağlık Bakanlığı’nın sitesini ya da bir haber kanalını, bir 10 dakika izleyin. Zaten 10 dakikadan fazlası fuzuli malûm. ( Zaman kaybı bariz )

Kitap okuyun meselâ. Evet genelde yok öyle bir alışkanlığınız biliyorum. Ama deneyin ne olacak. He baktınız olmuyo evde tamirat ya da dekorasyon işlerine verin kendinizi. Evin içinde hep uğraşılacak bir şeyler bulunur. Mesela öğlen uykusu yapın şöyle 1-2 saat. Hem zihniniz hem bedeniniz dinlenmiş olur yalan mı?

Yeter ki şu mevzuyu zırt pırt ölüme bağlamayın. Biliyorsunuz ki zaten hepimiz ölecek yaştayız sonuçta..