Eş neydi? Evlat neydi? Aile neydi?

0
277

Kelimeler boğazımda düğümlendi yemin ediyorum videoyu izlerken. Evet,ortalama 15-20 günde bir,kadına şiddet haberine uyandığımız ülkemizde artık ölüm haberlerini de çok kanıksar oldu. Hatta bir şiddet olayı olduğunda,sonunda bir ölüm gerçekleşmeyen vakalara da üzülmüyoruz bile.

Ve yine son dönemde medyayı ve kamuoyunu en çok ilgilendiren şey, işlenen cinayetin oluş biçimi. Silahla ile vurulan kadınların ölümleri,kimseyi üzmüyor artık. Vah vah deyip,10 saniye üzülüp sonra unutup işimize devam ediyoruz.

Ama işlenen cinayetlerin gerçekleşmesinde,bir biçiminde, yüksek dosajda bir canilik ve bir vahşet varsa,işte o zaman medya, bu haberin üstüne yatıp yatıp günlerce yayımlıyor. Biz,sosyal medya köleleri de,bu haber ve videoları akşama kadar paylaşarak hem tepkimizi koyuyor,bir nebze de deşarj oluyoruz kendimizce. Tabi devamında idam istiyoruz,küfürler,belâlar anıyoruz bağıra bağıra.

İşte Emine Bulut kardeşimiz de kalbimizi parçalayan cinayet kurbanlarından..

Aciz ve basit,karakteri ise hiç gelişmemiş merhametsiz bir yaratığın bıçak darbeleri ile,kızının gözlerinin önünde canını teslim edip ayrıldı aramızdan Emine Bulut.. Allah rahmet etsin. Allah,başta kızına ve tüm sevenlerine sabırlar versin.

Ölümün her türlüsü acıdır fakat, bu tip aile dramlarında ve katledilen kadın ölümlerinde daha bir dağlanıyor yüreğimiz..

Toplumsa artık kesin,caydırıcı ve etkili kanun ve cezalar istiyor kadın ve çoçuk katilleri için. Şiddet uygulamaya hevesli  kocalara ya da eski kocalara verilen uzaklaştırma cezaları yeterli gelmiyor. Bence bu konuda devletin psikolog ve psikayatristlerden yardım alması gerekiyor.

Erkek şiddetine maruz kalan kadın, gerekli mercilere şikayet ettiği an da erkek hemen gözaltına alınmalı bir psikolog eşliğinde şiddet eşiği değerlendirilmeli. Burada psikoloğun tanısına göre 10 günlük terapi süresine alınmalı. Bu 10 günlük sürede psikolog,adamı dinlemeli ve gösterdiği şiddetin ve baskının, kadını daha da uzaklaştıracağını anlatmalı. Aynı zamanda uyguladığı şiddet sebebiyle alacağı cezai yaptırımlar hakkında da bilgi vermeli.

Tabi uygulama öncesinde,devlet de ceza sisteminin içeriğini de güncellemeli. Daha zor ve ağır bir hapisane koşulları oluşturulmalı. Çok küçük bir koğuşta tek kalma,diğer mahkumlarla az iletişim kurma gibi,yaptırımlar olmalı bunlar.

Ve tabi ki işleniş biçimi bakımından vahşice,ruhsuzca ve işkence ile katledilen kadın vakalarında,hakim zanlıya idam cezası verebilmeli artık. Ki bu ceza emsal teşkil etmesi bakımından önemli. İdam cezasının şiddete meyilli erkeklerde çok ciddi caydırıcılığı olabileceğini düşünüyorum ben.

Fakat dediğim gibi,bu şiddet olaylarında psikolog desteği almalı erkek ve kadın. Çünkü şiddete meyilli bir koca,bir cinayete karışma olasılığı hesaplandığında, tüm erkeklerden daha yüksek bir potansiyele sahiptir.

Ayrıca bir de “kısasa kısas” diye bir cezai sistem var.Bilen bilir.. Yine islam inancında da, “kısasa kısas” çok etkin kullanılan bir ceza sistemidir. Osmanlı da bu kısasa kısas uygulamasını çok uzun bir süre de kullanmıştır. Tabi kişiye karşı işlenen suçlar için geçerliydi. Acı,ancak benzeri ile kıyaslanılıp suçluya yaşatılırsa mağdur ve yakınlarının içi rahatlar. Yoksa bir mahkumun hapiste yaşatılması çoğu mağdur yakınının acısını dindirmez.

Devletimiz bu tip vakalarda, mağdura bu hakkı vermeli bence. Devlet mağdura ya da yakınına “cezasını sen seç ey mağdur” diyeceği günlere kavuştursun Rabbimiz bizleri..