Deprem sonrası yaşanan, “iletişimsizlik” sorunu üzerine..

0
62

Depremler..

İnsanın dünyada kendini en aciz ve yalnız hissettiren doğal felaket..

Tabi büyük kasırgalar,seller,tsunamiler de bu hissi oluşturan doğal büyük felaketlerden. Ama deprem başka..

Çok ani oluşması,sizi ve sevdiklerinizi uykuda ya da bir binada yakalamasıyla;saniyeler içinde ölme ihtimali karşı karşıya kalmanız sebebiyle bence en ürkütücü doğa olayı..

Üstelik ürkütücülüğü bununla da sınırlı değil. Mevcut büyük bir depremde çöken binanızın enkazında,yapayalnız kaldığınızda,susuz ve aç bir halde ölmemek için Rabbinize her saniye dua edip; bir yandan da “sesimi duyan var mı?” ve imdat yardım edin” bağırışlarınızı bir Allah’ın kulu duysun diye ümitvar oluşunuz.. Allahım kimseye yaşatmasın.

Bugün yaşadığımız 5.9 luk İstanbul depremi bize yine yine ölümü ve asıl patronun kim olduğunu hatırlattı. Can korkusu başka bir şey.. Kıymetini pek de bilmediğimiz canımız böyle anlarda tek kıymetlimiz oluveriyor..

Ve ucuz atlattığımız her deprem sonrası aynı mevzular,aynı konular tekrar açılıveriyor. Rahmetli “deprem dede” lakaplı deprem bilimcimiz Ahmet Mete Işıkara,taa o zamanlarda ” deprem öldürmez ihmal öldürür” sözünü beynimize kazımıştı. Fakat bu kazınma ne yazık ki, bizim deprem konusunda tam anlamıyla bilinçlenmemize yetmedi.

Bugün yaşanan depreme bir tatbikat gözüyle bakmak lazım. Yani bu depremle eksikliklerimiz ortaya çıktı. Aynı zamanda 6 büyüklüğünde bir depremde yaklaşık 178 binada çatlak oluşumu ve sadece 8 yaralı ile atlatmış olmamız sevindirici. Bu arada tabi deprem falcılarından da uzak durmakta fayda var. Bunlar sistematik olarak halkı kaygı ve korkulara sevketmek için üretilen söylemler. Şuan ne dünyada ne ülkemizde depremi hemen öncesinde %100 doğrulukla bilecek bir teknoloji yok ne yazık ki..

Ben bu deprem afetini en zararla atlatmanın şu 3 olmazsa olmazla olacağı kanaatinde olanlardanım.

1- Depreme dayanıklı bina sayısının arttırılması

2- Deprem anında ki soğukkanlılık ve korunma eğitimi

3- Deprem sonrası enkaz altındaki vatandaşlara 24 saat içinde ulaşabilme becerisi

Fakat milletcek bu anlayışa daha sahip değiliz..

Meselâ..

Kendimize bir daire satın alırken, depreme dayanıklı olup olmadığını hiç sorguluyor muyuz ?

Hayır!

Deprem anında yapmamız gerekenleri tam ve eksiksiz uygulayabiliyor muyuz?

Hayır!

Deprem sonrası,devletin belirlediği toplanma alanlarını biliyor muyuz?

Hayır!

Çocuklarımızı,aile bireylerimizi olası büyük bir depreme hazırlıklı olması bakımından,arada ufak deprem tatbikatları ile hazır da tutabiliyor muyuz?

Hayır!

Tüm bu örneklerden de anlaşılacağı üzere depreme hiç bir şekilde hazır değiliz..

Tamam biz halk olarak hazır değiliz de,peki devletimiz hazır mı?

Yani AFAD’ı,KIZILAY’ı,Telekominakasyon şirketleri hazır mı? Hazır mı sorusunun cevabının evet olduğunu,devletin vatandaşına yaptığı bilgilendirmeler kadarıyla biliyoruz. Fakat benim sorum,7 ve üstü şiddette gerçekleşecek bir depreme hazır olup olmadığı..

KABÛL EDELİM KÖTÜ BİR TESTTİ BU DEPREM..

Yine dikkatimi çeken ve merak ettiğim bir başka konuda,Gsm operatörlerinin hazır olup olmadığı.. Deprem sonrasında yapılacak eylem planlarında Gsm operatörleri,binleri,onbinleri hatta milyonları birbiriyleri ile konuşturabilecek mi sorunsuz?

Mesela bugün Depremin merkez üstü İstanbul Silivri tarafı olmasına rağmen,Bursada tam 1 saat kimse kimseyle görüşemedi cep telefonu üzerinden.. Bu durumda İstanbul’un halini düşünemiyorum!

Ailesini,akrabasını,eşini dostunu merak eden herkes telefonuna sarıldığında çaresiz kaldı bugün. Peki ya bugün gerçekleşen deprem 7.5 şiddetinde olaydı,durumumuz ne olacaktı?

1999 Ağustos depremini hatırlayın.. O korkunç gece de böyleydi aynı iletişim konusunda. Rahmetli Ecevit dışında kimse kimseden haber alamıyordu. Ecevit de bu iletişimi uydu telefonu üzerinden gerçekleştirebiliyordu dönemin Başbakanı olarak..

HABERLEŞME VE İLETİŞİM NOKTASINDA YETERSİZİZ..

Ben de bu durumdan, şu sonucu çıkarıyorum doğal olarak. Gelişen teknoliji ve iletişim ağları,gelişimini sürdürürken böyle bir deprem ihtimali üzerine hiç bir çözümsel ilerleme kaydetmemiş..

Bu konuda ki yetersizliğin giderilmesini sağlayacak olansa,yine devletimiz olacak anladığım kadarıyla.. Afet sonrası,vatandaşların ikametlerine göre belirlenmiş toplanma noktalarını,herkesin iyi bilmesi mühim bir konu..

Eğer herkes,toplanma noktasını bilir ve oraya ulaşabilirse, o toplanma noktasına gelemeyenlerin tespiti daha kolay olur. Yardım eylemlerinin doğru koordine edilmesine de yardımcı olmuş olur vatandaşlar..

AFAD’ın sitesinde acil toplanma alanları ile ilgili verilen bilgilerse şöyle:

“Acil durum toplanma alanları ile ilgili bilgi almak isteyenler E-Devlet‘e giriş yaparak ‘Acil Toplanma Alanı Sorgulama‘ başlığından ikametlerine en uygun toplanma alanları bilgilerini öğrenebileceklerdir.”

Bence bu bilgiyi edinmeyi ihmal etmeyin. Çünkü hayati öneme sahip..

Son tahlilde vardığımız sonuçlar ise aynı..

Tedbirli olmak,deprem anındaki eylem planına uymak,deprem sonrası toplanma alanlarını bilmek ve Allah’a bol bol dua etmek..