Demek ki neymiş : Yalan her yerde yalanmış..

0
81

Az önce bir sahur programı yayınlayan bir TV kanalı izliyordum. Programı sunan, benim de pek bir entellektüel ve ezberin dışında bir usluba sahip hocalar sınıfına koyduğum Fatih Çıtlak hocaydı. Hocaya bir soru geldi.

Soru şuydu :

“Hocam, sosyal medyada yalan söylemek günah mıdır? Fatih Çıtlak’da bu soruya şöyle bir hikayeyi naklederek cevap verdi.

Peygamber döneminde bir alim, yaşadığı bölgede, Hz peygamberin söylediği iddia edilen bir hadis duyuyor. Bu hadisi aktaran kişinin kim olduğunu merak ediyor ve biraz araştırınca, bu nakli yapan kişinin çok uzak bir yerde ikamet ettigini öğreniyor.

Üşenmiyor kalkıp 2 günlük bir yolculuk yapıyor o adamı bulmak için.Onlarca kilometreyi, sırf bu hadisin doğruluğunu teyit etmek göze alıyor.

Neyse, adamın yaşadığı yere geliyor ve bu hadisi söyleyen adamı soruyor o bölgenin ahalisine. Ahali de, adamın evini tarif ediyor. Alim, tarif edilen eve doğru yürürken, aradığı adamı evinin önünde, duran bir at’ı, sevmek için sanki elinde yem varmış gibi davranarak çağırdığını görüyor. Durup izlemeye başlıyor Alim. At da, adama yaklaşıyor elinde yem var sanarak. At adamın yanına yaklaşınca adamın elinde yem olmadığını görüyor.

Bu olaya şahit olan alim, o an da birden adamla konuşmaktan vazgeçerek, yönünü değiştirip ahalinin yanına geri geliyor. Ta bi ahali de alimin neden o adamla görüşmedigini merak ediyor.

Ve soruyor ahaliden birisi alim’e :

“Neden o adamla konuşmadan geri döndün?

Alim de cevap veriyor : “Bugün bir at’ı yanına getirtmek için, elinde yem varmış gibi davranıp at’ı kandırmaya yeltenen bir adamın sözüne de, bahsettiği hadise de itibar edilmez” diyor.

Hikayeden çıkan sonuçta gösteriyor ki, yalan her yerde yalan. Günah her yerde günah. Yalanın bir kaç neden dışında hiç bir esnetilecek hoşgörülecek bir yanı yok.