Muazzam bir yağmur var. Şimşekler sıraya girmiş gibi belli aralıklarla anlık parlamalar yapıyor. Gökgürültüsü, şimşekten daha ürpertici. Yavaştan başlayıp giderek yükselen bir nara gibi yoruyor kulakları. Komşular, balkondaki çamaşırları toplama derdinde Sokağın yağmur logarlarıda hazır dolmaya. Park halindeki araçların altında ıslanmaktan nefret...
Latte'ler masaya gelmişti. Masada üç kişilerdi. Haluk, masadaki diğer arkadaşı Gökhan'la ikinci el piyasasını tartışırken. Cenk, sosyal medyada magazin haberlerini okuyordu. Mekan, genelde orta yaş müzmin bekar ya da dul kadın ve adamların çokça gittiği bir yerdi. Cenk magazin haberlerinin...
Yemeğini yeni yemişti. Tabldotda ki tatlının son parçasını da mideye indirmiş ve suyunu tam içmek üzereyken sigara yakma arzusu belirmişti bile zihninde. Öyle ya, her tiryaki için yemek, çay ve kahve, sigara içmeye bir hazırlık mahiyetindeydi. Sigara kutusunun kapağını...
Aslında niyeti göz teması üzerine bir yazı yazmaktı. İnsanların samimiyetten ve güvenden hızla uzaklaştığı bir dönemde, en çok üstünde durulacak bir konuydu bu. Niçin insanlar konuşurken birbirinin gözlerine bakmıyordu? Gözler her zaman bir ifadeyi, bir kanaati destekleyen en büyük...
Mükemmel diye bir şey var mıdır? diye sordu küçük Marry, babasına. Babası : Sence Marry? Marry : Bence vardır. Babası : Söyle bakalım o zaman.. Marry biraz düşündü. Ve cevap verdi : "Çikolata mükemmel bir şeydir" Babası : Peki kime göre mükemmel? Marry: Bana göre tabiki Babası...
Akşam saatleri maaile yemeğe oturmuştu. Herkes tatlı bir sohbet eşliğinde keyifli bir yemek yiyiyordu. Biraz zaman sonra evin ortanca kızı istemsiz, fakat çok yüksek bir tondan gaz kaçırdı.( Pırtlama diyelim ) Kaşık çatal seslerinin üstünde bir tonda çıkan bu...
Gömleğin düğmelerini yanlış iliklemişti. Acele giyinme mecburiyetinden eli ayağı birbirine dolamış,hızlı hareket etmek adına eline attığı her işin, ya yarım ya da yanlış yapmasına neden olmuştu. Halbuki şu hayatta insanı en çok felakete sürükleyen şeylerdendi bu iki davranış. Yani...
Otuzyedinci dakikada artık goz kapakları kımıldamıyordu, derin uykudaydı...yan dönmüş, pikesini kulaklarına kadar çekmişti...artık ne boynunun ağrısının, ne düşen vücut Isısının, ne açlığının farkındaydı... çoook uzaklarda güvende ve emin ellerdeydi... Kadın meraktaydı, aydınlıkta mıydı adam, çekmiş miydi perdeleri... nefesi sık mıydı...
Uzağa seslenen ağızlarda, birikmiş tüm paslar gibi acı. Ve duymayan kulakların boşa bekleyişlerine kadar muhafazalı bir gayrete talibim. Senin yalnızlığına son vermek için değil. Yalnızlığına ortak olmak için. Varla yok arasindaki süre bile kâfi geliyor bu arzuma.
Hangi elimde tutmayan parmaksın? Hangi dokunuşadır hevesin, bunca kırılmışlığını unutup? Gel sen benim elimden düş. Elimden gelebilenleri ürkütmeden düş!

Popüler Yazılar

Favoriler

Sosyal Medya

167BeğenenlerBeğen
321TakipçilerTakip Et
55TakipçilerTakip Et