Perşembe, Kasım 14, 2019
İbrahim içimdeki putları devir  elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim güneş buzdan evimi yıktı koca buzlar düştü putların boyunları kırıldı ibrahim güneşi evime sokan kim asma bahçelerinde dolaşan güzelleri  buhtunnasır put yaptı ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı ibrahim gönlümü put sanıp kıran kim”
Biri Amerika’yı Havaya Uçurdu Birkaç terörist diyorlar İbnenin teki belki Afganistan’ı peki A tabii bizim Amerikalı teröristlerimiz değildi Klan ya da dazlak kafalar da değildi Siyahları havaya uçuran Kiliseleri, ölüm hücresinde bizi yeniden dirilten Trent Lott da değildi. David Duke ya da Giuliani de Schundler, hayır, Helms zaten emekli Kostüm...
Sahtekârlık ve hilebazlık yapma fırsatı elimize geçince dilimize "ne yapalım, şartlar böyle gerektiriyor" cümlesini doladık. Dürüst davranmamız, hakka riayet etmemiz ihtimali karşımıza çıkınca da aklımıza gelen ilk cümle "âlemin enayisi ben miyim" oldu. İsmet ÖZEL
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer, Benimle yeniden tanış… Bıraktığın gibi olmayabilir bir çok şey; Yaşım, aklım, başım, yufka yüreğim belki de biraz daha zalim, belki de medeni halim. Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış… Ama kimse anlamasın bu tanışıklığın...
"Güzellikten sonra, onu anlayıp takdir edebilme gücü gelir"
Bana kara diyen dilber Kaşların kara değil mi Yüzümü güldüren gelin Gözlerin kara değil mi Güzel ben seni isterim Seni koynumda beslerim Yüzünü güzel göreyim Zülüfün kara değil mi Boyun uzun belin ince Yanakların olmuş gonca Salıversin kulunca Beliğin kara değil mi Utanırsın akar terin Güzellikde yok benzerin En sevgili makbul yerin Saçların kara...
"Çoğunluk birilerinin kendilerini aldatmasından büyük bir haz duyuyor. Neden? Yığınlar halinde yaşayan bu insancıklar kendi mevcudiyetlerinin dikkate alınmayışından öyle şiddetli bir korku duymaktadırlar ki, aldatılmaya değecek derece de önemsenmiş olmaları hoşlarına gidiyor." İsmet ÖZEL 
Ben de onu iyi tanırmışım gibi bir duygu vardı içimde, onu on beş yıldır görmemiş olsam da, yaşamı konusunda hiçbir şey bilmesem de. Şimdiye kadar karşılaştığım tüm insanlar içinde, belleğimde en canlı kalan oydu.
Ufkumda bulutlar kümelerken kara bahtım, Ben her gönül ufkunda doğan sabahtım. Devran herkese taslarla zehir sundu da birden Ben herkese bir neşe yarattım o zehirden. Bir köprü kurup, zulmetin ardında, seherle, Bildim gülüp eğlenmeyi ömrümce kederle. Alnımdaki her çizgi beyaz bir gece saklar, Bir başka şafaktır...
(Okumanız şiddetle tavsiyedir) Yarınki Türkiye'nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül verecek, sabırlı ve azimli, lakin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaklardır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir. Hünerleri hep fedakarlık olan bu...
- Advertisement -

Popüler Yazılar

Favoriler

Sosyal Medya

83BeğenenlerBeğen
331TakipçilerTakip Et
63TakipçilerTakip Et