Pazar, Temmuz 12, 2020
  Hayati hoca, Denizli'li ve 1961 doğumlu. İstanbul Hukuk 1984 mezunu. Mesleği Avukatlık fakat yayıncılık, yöneticilik, denetçilik, öğretmenlik ve sunuculuk gibi bir sürü işte de eli var. “En değerli iş insana yatırım” felsefesine Gençlerle tecrübelerini paylaşmayı hayat tarzı edinmiş  “Can Veren Pervaneler” programını...
Mıgırdıç'ı sever de Osman'ı sevmez zındık  İti-domuzu sever, insanı sevmez zındık  İster ki diz üstüne çökertilsin Türkiye  Ekmeğini yer amma vatanı sevmez zındık.
"Biz, 'hayır' demeyi, 'işim var' demeyi, 'olmaz' demeyi beceremeyen insanlarız... Yorgunluğumuz bitmez bizim!" Reşat Nuri Güntekin
“Anlamak masraflı iştir ; Emek ister, gayret ister, samimiyet ister. Yanlış anlamak kolaydır oysa. Biraz kötü niyet, birazda yetersizlik kâfidir"
Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama sokaklar şöyleymiş Ağaçlar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim...
SULTAN ABDÜLHAMİD HAN’IN RUHANİYETİNDEN İSTİMDAT Nerdesin şevketlim, Sultan hamid han? Feryâdım varır mı bârigâhına? Ölüm uykusundan bir lâhza uyan, Şu nankör milletin bak günâhına. Tahkire yeltenen tac-ü tahtını, Denedi bu millet kara bahtını; Sınad-ı sillenin nerm ve sahtını, Rahmet et sultanım suz-i âhına. Târihler ismini andığı zaman, Sana hak...
Gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri kıymeti yok gözümde... Bu duvar'da beni çok seviyor olabilir, bilemem... Turgut Uyar  
bâd hükmün sürüp enfâs-ı mesîhâ'ya kadar bâdbân açtı zafer sâhil-i a'dâya kadar çıktı otranto'ya pür-velvele ahmed pâşâ tûğlar varsa gerektir kızılelmâ'ya kadar ra'd-ı tekbîr kopup gitmelidir bank-i ezan dâr-ı küffârda meşhûr kenîsâya kadar gark-ı nûr olmalı îmân-ı muhammed'le firenk bu sefer rim-papa'dan hazret-i îsâ'ya kadar olsun ilhâm...
gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felâketim olurdu ağlardım ne vakit maçka’dan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgâr aklımı alırdı sessizce bir cıgara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın kirpiklerini...
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer, Benimle yeniden tanış… Bıraktığın gibi olmayabilir bir çok şey; Yaşım, aklım, başım, yufka yüreğim belki de biraz daha zalim, belki de medeni halim. Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış… Ama kimse anlamasın bu tanışıklığın...
- Advertisement -

Popüler Yazılar

Favoriler

Sosyal Medya

155BeğenenlerBeğen
321TakipçilerTakip Et
56TakipçilerTakip Et