Bendeniz’in git-gel’leri..

0
786

 

1990 ların hemen başı. Pop-art kültürün doğduğu sene. Ülkemin müzik türü ve çeşitliliği o zamanlarda bu güne kıyasla oldukça az. Aşkın Nur Yengi, Yonca Evcimik, Harun Kolçak ( toprağı bol olsun ), Kader ( Kader de kim demeyin yarı fantezi yarı pop söylerdi. Evcimikle aynı zamanda kaseti elime geçmişti ) ve tabi ki Bendeniz sürecin en başında ki  3-4 isim. Hemen arkasindan, Tayfun, Hakan Peker, Mustafa Sandal, Sertap Erener, Kenan doğulu, Ah canım Ahmet gelir. 1990 ile 1995 arası tabiri caizse sektörün kaymağını yiyen bu isimlerdi.

O isimler arasında ses kalitesi ve vizyon olarak gelen bir kaç isim var sadece. 1990-2000 arası popçu furyasının mısır patlağı gibi patır patır döküldüğü zamanın en iyi yanı söz ve beste kalitesinin çok yüksek değerlerde seyretmesiydi. Günümüzde ise yapılan şarkıların hepsinin bir birbirine benzemesinin temel nedeni de işte bu.

Neyse, işte Bendeniz de ki gerçek adını artık bilmeyen kalmamıştır, ( Deniz Çelik ) farklı sese sahip iyi bir yorumcu olarak çıkmıştı karşımıza. Deniz’in kendini tanıtmak için kullandığı ben deniz, biz de  Bendeniz mantığına dönüşüverdi. O zamanlarda Eldeniz, Güldeniz gibi isimlerde en çok sevilen isimlerde olunca, Deniz’in adı Bendeniz kaldı. İyi de oldu aslında tanıtım manasında. Deniz’in ses rengini Sezen Aksu’ya benzetenler de çıktı, Aksu’nun koltuğuna geçer diyenler de..

Ama hiç biri olmadı Deniz. Olmadı diyorum çünkü böyle bir gayesi yoktu Deniz’in. Ya sen ya hiç, ağlayayım mı?, müjdeler ver, sen kaybettin, ah bir dönsen isimli şarkıları, Harun Kolçak ve Yonca Evcimik şarkıları ile kıyasıya bir rekabetle yarışıyordu müzik listelerinde.

İlk albümden iki sene sonra Bendeniz II yeni albümüyle piyasaya tekrar hızlı bir giriş yaptı. Gönül yareler içinde, neler olacak, elveda dedin, deli yarim, 80 günde devri alem, istemiyorum ve sevme gibi şarkıları Deniz’i ilk albüme göre daha profesyonel bir noktaya taşıdı.

Hemen sonrası zamanın pop kralı Harun kolçakla bir kaç başarılı düette adını neredeyse popun kraliçesi olarak yazdıracaktı. Ve sonrasında zamana yayılan gerileme süreci başladı. Sektörün genişlemesi, yeni kaliteli isimlerin adını duyurmaya başlaması Deniz’i biraz gözden düşürdü.Özellikle yeni pop kültürünün cıstak cıstak ve manasız uyduruk şarkı sözlerine olan hevesi Denizi de bu bu furyaya uymaya zorladı. Deniz akabinde 8 albüm daha yaptı. Fakat artık her albümde hit olan şarkı sayısı iki ve 3 ü geçemedi. Zaten Single dediğimiz olayda bu zamanlarda başladı. Yalnız deniz değil diğer önemli isimlerde de etkilendi bu süreçten. İcinde  10-12 şarkı barındıran albümler yerini 5-6 şarkılık hit olma ihtimali yüksek olan albümlere bıraktı. 5-6 şarkı dediğime bakmayın. Bu şarkıların iki taneside remix denilen farklı versiyonla tekrar ekleniyordu albüme. Yani aslında yeni 4 şarkı dinliyordunuz.

Neyse tekrar Deniz’e dönelim. Deniz 2000 lerden sonra bence müzikten koptu. Her ne kadar iki-üç yılda bir albüm yapsada, fanlarının büyük bölümünü kaybetti. Açık söylemek gerekirse bende 2000 lerden sonra takip etmeyi bıraktım. Sadece yeni çıkan her albümde müzik listelerinin anca yarısına kadar yükselip bir hafta sonra kaybolan tınılarına denk geldim. Deniz belki bu süreçte zamanın beste fabrikası isimlerinden destek alsaydı popülerliğini ve kalıcılığını sürdürebilirdi.

Bugüne gelince deniz’i yine medyada duymaya başladık. Fakat yeni bir albümle değil best of vol 1 adını verdiği eskilerinin yeniden düzenlenilip sunulduğu bir albümle. Deniz bunu sanki 2000 yılında da yapmıştı diye hatırlıyorum.

Niye yeni bir albüm değil de eskileri ısıtıp geri geldi anlamak zor. Halbuki yeni ve slow ağırlıklı bir albüm yapsa daha etkili olurdu diye düşünüyorum. Çünkü deniz’in en popüler dönemin yaş grubu bugün 35-40 yaş aralığında. Yani müzik kulağı son derece tecrübeli ve nostaljiyi seven bir kitle. Denizin nostalji albümü yapma mantığını kendi adıma şöyle yorumluyorum. Yeni jenerasyona eski müzikaliteyi tattırıp, devamında yeni bomba bir albümle bu kuşak gençleri fanları arasına katmak. İnşallah deniz bunu yapmaya çalışır. Yoksa yine antin kuntin şarkıların peşine düşerse işi yine zora sokar.

Best of albümüne geri dönelim. Albümden 3-4 şarkıyı dinledim. Şarkılar zaten hit orasına diyecek bir şey yok. Fakat yeni aranjeler güzel.Hiç te sıkıcı değil. Dinlerken yorulmuyorsunuz. Hareketlileri yumuşatıp slowları özgünleştirmesi de iyi olmuş. Kesinlikle alınıp dinlenilebilecek bir albüm.

Yalnız burda denizin bu albümü iyi tanıtmasıda çok önemli. Bir iki hafta kadar önce bir gazete röportajında deniz’in müzik kanallarının yayınlayacağı klipler için çok yüksek rakamlar istediğini okumuştum. Deniz gereksiz bir kıyas içine girip, yeni çıkan popçularla aynı sınıfta görülüp aynı sınıfta görülmesine çok içerlemiş. Dediğim gibi çok lüzumsuz bir kıyas. Bu faturayı bence ödemesi lazım deniz’in. Çünkü piyasadan uzak,  boşa geçirdiği zamanlar oldukça fazla. Yeni nesil bi haber doğal olarak deniz’den.

Ve yine Tv ve radyoları çok etkin kullanması gereken bir dönem bu dönem. Sadece youtube’den istedigi performansı alması zor. Tv lerin müzik programlarına. Halk konserlerine, dizi müziklerine ve hatta mümkünse reklam müziklerine kadar çok yerde görülmesi ve duyulması gerekiyor.

Denizin insancıllığını karakteristlik yanlarınıda geçirmesi gerekiyor izleyiciye. Bunlar elbette bir an da olmayacak. Fakat zamana düzgün bir şekilde yayarsa bu süre çok uzun sürmez.

Umarım başta deniz ve 1990 ların tüm tüm nostaljik isimleri bunu başarmaya çalışır.